29 Ağustos 2013 Perşembe

EV TAŞIMA HAZIRLIK AŞAMASI VE PRATİK BİLGİLER..

Şöyle bi durup düşünüp , parmak hesabı yapıp evleri tek tek hesaplamadan adet veremeyeceğim kadar çok ev değiştirdim :) En uzun oturma rekorumuz 5 sene ile bloguma ismini veren , sizlerinde yakından gördüğü Çatı Katı evimiz.. En kısa oturma rekorumuzda 6 ay ile kaçarcasına taşındığım bahçe katı oldu.. Ondan öncesinde rekor 9 ay ile bir başka evindi.. 
Bu kadar çok ev değiştirmek taşınma konusunda bir sürü anı ve tecrübe demek.. Şimdi taşınma konusunda uyguladığım pratik fikirleri ve tecrübelerimi paylaşacağım..

- Öncelikle işe evde detoks yaparak başladım.. Paketleme aşamasına geçmeden önce kışlıklar , yazlıklar olmak üzere giysi dolapları , mutfak , banyo dolapları vs. kısacası aklınıza gelen her yeri bir elden geçirdim.. Fazlalık , artık kullanmayacaklarımı toz bezi yapılacaklar , atılacaklar , satılacaklar ,verilecekler vs. şeklinde kategorilendirip dağıtımını sağladım.. Böylece ev hafifledi.. 

Kıyafet konusunda verecek yeriniz yoksa semtiniz Belediyesi bunun için yardımcı olabilir.. Ben  K.Çekmece İyilik Merkezi'ne gönderiyorum.. 

*alıntıdır..

Hatta yanlış hatırlamıyorsam gelip biz alabiliriz demişlerdi ilk görüştüğümde ama ben eşimle gönderiyorum bir şeyler çıktıkça.. Giysi , mutfak eşyası , yorgan ,battaniye vs. bir ailenin ihtiyacı olabilecek her şeyi kabul ediyorlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorlar..En sevdiğim yanları da ihtiyaç sahiplerinin mağaza şeklinde düzenlenmiş bu yere gelip , ihtiyaçları olan şeyleri görüp ,seçip beğenip alabiliyor olmaları.. 

-Taşınmamız önceden belli olduğu için bir süre sonra market alışveriş listelerini buna göre hazırlamaya başladım.. İsteğimize göre değilde evdeki malzemeleri bitirmeye yönelik yemekler yapıp mutfak stoğunu erittim.. Bir önceki taşınmamda buzluk daha doluydu.. Bitiremediklerimi anneme gönderip onun buzluğuna koymuştum.. Aileye yakın oturmak bu gibi durumlarda avantajlı olabiliyor..

- Sonra taşınma hazırlığı için gerekli malzemeleri toparlamaya geçtim.. Koli , Jumbo boy çöp poşetleri , vakum poşetleri koli bantları , gazeteler , keçeli kalem ve post-it'ler benim kullandığım malzemeler..
Ve hani şu pek çok kişinin patlatmaktan zevk aldığı kırılacak şeylerin sarıldığı bi malzeme var..adını anımsayamdım şu an.. Hatta bi adı var mı bilmiyorum :) Aşağılarda fotoğrafını ekleyeceğim.. Ondan da almanızı tavsiye ediyorum.. Nalburlarda büyük rulolar halinde satılıyor.. Uygun fiyatlı bi şey.. 
Taşınma hazırlığına başlamadan önce tüm malzemeleri elinizin altında bulundurmakta fayda var ki hızınız kesilmesin , işiniz sekteye uğramasın.. 
Ayrıca panikle koli aramaya çıktığınızda sizden kullanılmış ,ağzı burnu kaymış koliler için para isteyenlerde çıkabilir aklınızda bulunsun.. Neyse ki herkes öyle değil.. Kuruyemişçi , market veya bakkallar koli konusunda yardımcı olacaktır..

- Kolilerimiz ,tüm malzemelerimiz hazır.. Paketlemeye başlıyoruz.. Ben önce sık kullanılmayanları paketlemekle başladım.. Örneğin ( yazsa ) kışlık giysiler , çocukların ileride giyecekleri büyük gelen kıyafetleri , sık kulllanmadığım fincan takımları vs. gibi.. Ve kolilerin üzerine keçe kalemle yazdım "Yasin, ben kışlık kıyafetler en son açılabilir" veya "Emin / Rana büyük gelen kıyafetler en son açılabilir" şeklinde.. 
Böylece yerleşme esnasında bu kolileri en sonra bıraktım önce aciliyeti olanlar ortadan kalkmış oldu..

- Yorgan , yastık gibi eşyalar :  Evlenirken çeyiz hazırlama gibi bir durumum olmadığı için devasa boyutlarda yorgan ve yastığım yok.. Kullandıklarımız ve 1-2 tane de misafir vs. için..ve yün değiller.. genelde silikon yorgan yastık kullanıyorum..Yer kaplama oranları daha düşük oluyor Bunları da vakum poşetlerine koyup vakumladım.. Kapladıkları alan minimuma indi ve taşıma istifleme kolaylığı sağladı böylece.. Vakum poşetleri kendi sattığımız ürünlerden olduğu için bulmakta zorlanmadım. Eşim ofisten getirdi..

-Sevdiğim , manevi değeri yüksek olan veya başına bi şey gelse normalden daha çok üzüleceğim eşyalarımı ayrı ayrı koliledim.. İşte adını anımsamadığım bu malzemeyle paketledim ve üzerlerine içlerinde neler olduğunu kabaca yazdım ( örneğin ,sütlük takımı , ferforjelerim , takılarım vs. gibi )..


Artı bu özel kolilere bir de "YASİN" yazdım ve ayrı bir yerde istifledim.. Bu , o kolileri Yasin taşıyacak demek.. Bunları nakliye arabasına vermedim ve büyük taşınmadan bir gün önce Yasin bu kolileri kendi aracımızla sarsmadan , üzerine bi şey koymadan vs. kendisi taşıdı.. 
Bu evde iki adet boş odam var.. Üst katta daha geri planda kalan boş odaya bu özel kolileri dizdik ve kapısını kapattık.. Onları sağlama alınca benim içim daha bir rahatladı :)

-Diğer tüm kolilerin üzerini de odalara göre ve eşyalara göre kategorileyip içlerindekileri yazdım..
Örneğin ;
Yatak Odası / Nevresimler /Pikeler
Yatak Odası / Kıyafetlerim
Emin'in Odası / Kıyafetler
Emin'in Odası / Kırtasiye Malzemeleri
Rana'nın Odası / Oyuncaklar
gibi..
Böylece neyin içinde ne olduğunu kolayca görüp , odalara göre dağılımı kolaylıkla sağlamış oldum..

Tüm kolileri diğer boş olan alt kattaki odama dizdirip kullanacağımız odalarda karışıklık olmamasını sağladım.. Yerleştikçe boş odadan koli alıp yerleştirdim.. Böylece evde bir curcuna olmadı.. Yerleşme hızım arttı.. 

-Mutfak eşyalarının kolilerinin üzerine büyük harflerle KIRILACAK EŞYA yazdım artı bir de her birinin üzerine havlu vs. gibi bir şey koyup darbelere karşı bir ön hazırlık yapmış oldum.. Ve kırılacak eşyaların kolilerini ufak kolilerden seçip içine az eşya koydum.. Bahçe katına taşınırken bir koli mutfak eşyam kırıldı çünkü..

- Her gün için listelerim vardı.. Ertesi gün yapacaklarımı yazdım..

Salı
Rana'nın dolabını boşalt
Deterjanları kolile
Yasin aynaları sökecek

Çarşamba
Tüm yıkanacaklar bitirilecek
Halıları bantlamaya başla
Bavul hazırlamaya başla

şeklinde.. Ve yaptıkça listelerin üzerlerini çizdim kafam karışmadı ne kadar yol aldığımı ne kadar işim kaldığını görebildim bu sayede.. 

-Tekrar tekrar açıp içleri boş mu diye kontrol etmemek için tüm dolaplara "BOŞ" yazılı post-it'ler yapıştırdım.. Bu bahçe katı evimde çok olmasa da bir önce taşınmamda Çatı Katı evimde inanılmaz işime yaradı.. Mutfak ,salon ,yatak odası , banyo.. O evin her yanı gömme dolap doluydu ve kafam karışıyordu sürekli.. "boş" yazılı post-it'ler hayat kurtarıcı olmuştu..

-Sökülecek büyük mobilyalarla Yasin ilgilendi.. Ben koltuklarım yeni olduğu için tedirgindim.. Bir önceki taşınmamızda eski beyaz koltuklarımın üzerinde koca koca siyah el lekeleri vardır çünkü.. Nakliyeciler sağolsun.. Bu kez işi sağlama aldık.. Yasin bu sefer çok iyi şekilde sardıracağını söyledi.. Yine de çeşitli önlemler aldım.. Koltuklarımın yüzleri çıkıyordu onları çıkarıp büyük çöp poşetlerinin içine koyup ağzını bağladım.. Sadece minderlerinin yüzünü çıkarmadım onları da Jumbo boy kalın çöp poşetlerine yerleştirip sağlama aldım.. 
Koltukları ve diğer parçalı eşyaları söktüğümüzde bir sürü vidayla başbaşa kaldık.. Yasin bir kutu saklama poşeti alıp her eşyanın vidasını ayrı ayrı poşetledi.. İçlerine not kağıtları yazıp bıraktı.. Örneğin ; "koltukların vidaları" , "tv ünitelerinin vidaları" gibi.. 

-English Home Ferforje rafım ve buradan hatırlayacağınız İkea Ferforje Paravanımda kıyamadığım eşyalar listesindeydi.. Bunları da üzerlerine çöp poşetleri geçirerek sağa sola sürtüp çizilme , sıyrılma gibi durumlardan kurtardım.. Yine severek alıp diğer evde çok kullanamadığım aynalarım gibi orta büyüklükteki eşyalarımı aynı yöntemle korumaya aldım..Ve tüm bunları yine Yasin taşıdı sağolsun.. Nakliye aracına vermedim..

-Perdelerimde yeniydi biliyorsunuz.. Kirlenemeden yeniden taşındım.. Onları kolilemedim.. Uzun süre katlı kalsalar kat izi olabilirdi yıkamayıp direk asacaktım çünkü..
Son gece , hatta gece yarısı çocuklar annemlerdeyken Yasin'le perdeleri çıkarıp hafifçe katlayıp gelinlik taşırmış gibi özenle kollarımızda yeni eve taşıdık ve hemen astık.. Böylece hiç kırışmadan perdeler yeni yerlerine ulaşmış oldu.. Sadece tülleri yıkadım..

En sona perdeleri bıraktık yani.. Benim o evden son çıkışım perdelerle oldu.. Yeni eve onları astıktan sonra ben annemlere geçtim ve sabahına Yasin evi taşıdı..

-Annemlere gitmeden önce bavul tipi bir çanta hazırladım.. Ve taşınmadan önce bunu annemlere önden gönderdim.. Bunu her taşınmamızda yapıyorum kesinlikle hayat kurtarıyor..  Hepimize bir kaç gün idare edecek kadar çamaşır ,Rana'nın bezleri , ihtiyaç duyabileceğimiz ilaçlar, diş fırçalarımız , kişisel eşyalarım vs. gibi şeyleri bir çantaya doldurdum.. Tatile gidermiş gibi bir çanta hazırlığı bir nevi.. Hem annemlerde kaldığımız süre boyunca hem de yeni eve geçip daha yerleşmemişken bu çantayla yaşadık.. Ve inanılmaz iş gördü.. Kolilerde bir şeyler aramak zorunda kalmadım..

-Normalde kendimi paralasam da eve yardımcı alamadığım , başkasına ev temizletemediğim ,her şeyi kendim yapacağım diye direten bir yapım olduğu halde bu kez taşınacağımız evi ben temizlemedim.. Daha yeni yerleşmişken tekrar taşınmak ve evde yaşadığım sorunlar , yıpratıcı ev arama süreci ,depresyon vs. sebebiyle kendimde bu gücü bulamadım..

Temizlemek için birini aramakta komik bir süreçti.. Bir temizlik şirketi 550 lira fiyat çıkardı bize.. Ev dubleks ve büyük normal gelebilir ilk başta ama boş bir ev için bu çok yüksek bir rakamdı.. En azından ben verdirmezdim.. Evi kendim temizler o parayı da gönlümce harcar depresyondan böyle çıkardım :)
Neyse ki apartman görevlisinin eşi bu iş için bize yardımcı oldu.. 5'te bir fiyatına evi temizlemeyi kabul etti.. Ve Allah razı olsun karı-koca çalışmışlar pırıl pırıl yapmışlar.. 
Bu işlerde benim gibi tecrübesizseniz yani apartman görevlileri çok yardımcı oluyorlar..

Sanırım bitti :) 
Umarım yazdıklarım faydalı olur.. Taşınma hazırlığında olan herkese kolaylıklar diliyorum şimdiden..

Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

27 Ağustos 2013 Salı

5 SOFRA , POST 3 :)

3. "5 sofra" postuna hoşgeldiniz :)

Bayram ve taşınma dolayısıyla araya giren zaman yüzünden , eskilerden kalma fotoğraflar çoğunlukta bu postta.. Yalnız benim eski eve ait bu fotoğrafları görünce bi içim darlanıyo hala :)

Yine neyin nereden olduğunu belirteceğim.. Sürekli soruluyor çünkü..

Hızımı kesmeden başlıyorum..

Ramazan ayı sahur sofralarından biri..

Dantel Örtü : Kayınvalidemden..
Peçetelik : İkea
Fiyonklu Tabak : Markafoni


Peçete : Papia


 Yine bir sahur sofrası..

Puantiyeli Dantel Örtü : Kayınvalidemden..
Çiçekli Su Şişesi ( Vazo ) : İkea
Peçete : Markasız
Masa /Bank vs. : İkea


Cupcake kalıplarını sadece cupcake için kullananlardan mısınız ?
Ben değilim :)

Yeri gelince çok güzel kase görevi görebiliyorlar.. Benimkiler gibi içleri naylon kaplı ve kalın kağıttan üretilmiş olanlar tabii ki..

Cupcake Kalıpları : Eminönü


Ve yine bir sahur sofrası :)

Yeşil Örtü : Days In Colors
Pembe Dantel Runner : Kayınvalidemden
Yeşil Su Şişesi : İkea
Fiyonklu Tabaklar : Markafoni 

Bu sofradaki patlıcan rulolarını bi televizyon programında öğrenmiştim yıllar önce.. Aklıma geldi yine denedim.. 


Peçete : Bim
Perdeler : Bauhaus ( kumaş alıp diktirdim )


Aaaa bi sahur sofrası daha :)

Bu sofrayı kurarken katlı servisliğimin vidalarını arıyordum fotoğrafa kıyıdan köşeden girdi o yüzden :)

Dikdörtgen Tabak : Eminönü
Katlı Servislik : Sevgili Zeynep'in Hediyesi 


Siyah Dantel Örtü : Pazardan 
Peçete : Markasız
Peçetelik : İkea

Üçünün birbirine uyumu 10 numara :)


Yok bu sefer sahur sofrası değil :)

Hafta sonu babamlar yeni evimizi görmeye geldiler..Açık havada terasta kahvaltı edelim dedim.. Hem terasa masa vs. almadığım için hem de annemin dizinden ameliyat oluşu yüzünden ayaklarını uzatıp rahat oturacağını düşünerek yer sofrası kurdum..

Yasin annemleri almaya gitmişti henüz şemsiyenin yerini ayarlamamıştı.. Gözüme giren güneş dolayısıyla hiç görmeden çektim bu fotoğrafları.. Az daha yukardan çekseymişim iyiymiş :)


Çay Bardağı Takımı : Gürallar Sultan Set 
Peçete : Selpak Prestij 


Peçetenin altın renkli kısımları da yaldızlı..  Bardaklarla tesadüfen müthiş bir uyum oluşturdular.. Üstelik tabaklar ve peçetenin mor kısımları da uyum içindeydi.. 
Yani birbirleri için üretilmiş gibiler :)


Annem ve babam çok komikti.. Peçete normal peçetelerden daha ihtişamlı ve kaliteli duruyor.. Annemler aldı ellerine öylee bakıyorlar.. Yasin bombayı patlattı :

- Kimse kullanmaya kıyamıyo haha :)

Sonrası 
"nerden aldın bunu?"lar " 
"Selpak gönderdi bana" lar 
"vaaayy"lar.. 

Bende anneme babama şımarmalar falan filan :)

Annemde böreklerime bayıldı.. Burda görünen bi tepsisi.. Fırında bi tepsi daha vardı..Ve sonra yeğenlerim geldi bi tepside onlara yaptım.. Börek açısından seri üretime geçtiğim bi gündü :)

Hoşçakalın ;)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

16 Ağustos 2013 Cuma

BAYRAMDAN... 2 GÜN : PEMBE-YEŞİL ÇİÇEKLİ KAHVALTI SOFRASI :)


Yeni , yeni evde :) ilk misafir ağırlamamızı bayramın 2. günü gerçekleştirdik.. 
yalnız ben sabahına uyuyakaldım :) apar topar hazırlandım.. sofrayı akşamdan hazırlama alışkanlığım büyük kurtarıcı oldu yoksa yanmıştım ve misafirlerime "ben sizi akşam yemeğine çağırmıştım yaw siz yanlış anlamışsınız hehe" diye  diye durumu kurtardım :)

Pembe-yeşil ağırlıklı çiçek bahçesi gibi bi sofra hazırladım..


Örtü : Kayınvalidemden..
Pembe servis tabakları : İkea


Katlı servisliğimi yine burada yapılışını anlattığım gibi sofraya uygun olması bakımından peçete ile kapladım..

 sosisli peynirli milföy börekler hazırlayıp pembe boncuklu kürdanlarımla süsledim..


bu peçeteyi bir ev bakma , ama hüsrana uğrama günü , sinirlerim bozuk şekilde (eski :) eve dönerken bi hışımla girdiğim bir milyoncu tabir edilen katlı mağazalardan birinden almıştım..
pamuk gibi çıktım mağazadan :) 
biteceğine üzüldüğüm nadir peçetelerdendir kendisi ve kalanları mutlaka kalıcı bi şeyler için değerlendirilecektir tarafımdan :)


Pembe kalın karton bardakları İkea'dan almıştım.. onları çocuklara meyve suyu ikram etmek için kullandım.. sofraya uyumlarına bayıldım..


güzel bir gündü havuza girdiler çocuklar bütün gün.. eğlendiler..onları öyle bi arada mutlu , keyifli görmek bana da iyi geldi :)

Hoşçakalın..

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

*Ürünlerinizin Çatı Katı Blog sosyal medya hesaplarında paylaşılmasını istiyorsanız mail adresimden iletişime geçiniz.. 

12 Ağustos 2013 Pazartesi

SON ZAMANLARDA 10 :)

NAZAR DUASI
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنا""
وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُ

Son Zamanlarda..

Ev yerleştirmenin zevkli kısımlarına geçebildim nihayet..

Lakin Yasin'in daha çok yolu , asılacak ve onu krizlere sokacak 2 aynası var :)


İncik ,boncuk ıvır zıvırlarımı da yerleştirince odama tam anlamıyla yerleşmiş oldum..
Laf aramızda bu odamı diğerinden daha çok sevdim..


Rana'nın dolabında alışverişe çıktım bayramlık ciciler seçtim..

Biz hala doğum ve doğum günü vs. sebebiyle gelen hediye cicilerin hepsini kullanabilmiş değiliz :) Bayramlık oldular bu bayram.. Sadece soldakileri giyebildik ama.. Diğerlerine yine sıra gelmedi..


Yasin bayram namazından bu güzelliklerle döndü.. 

Renkleri öyle güzeldi ki..


Ve bu güzellikler benim bayram tebriğime arka plan oldular :) 

Instagram hesabım  ve Facebook sayfamda burada olduğundan daha aktifim herkese mutlu bayramlar diledim ama erişemediğim , şu an burada olan birileri varsa geçmiş bayramınız mübarek olsun :)


Bayram sabahı pembe/gri bir sofra kurdum..

Ama panikten dolu halini çekemedim/vakit bulamadım.. Bu bayram babamlara geç kalıp fırça yememek için olağanüstü çaba sarfettim :)


Bu peçeteleri "Yasin'siz" gittiğim Bim ziyaretinden çok severek aldım..

Yalnız gittim yani kontes diilim ben :)


Bayramda bile ev yerleştirmeye devam ettim..

Ama seve seve.. Bunlar en kıymetlilerimden.. Tv ünitesinin üst kısmı masamın üzerinde duruyordu taşındığımızdan beri.. Hem bu eşyalarımı yerleştiremiyor hem de sofra kuramıyordum bu yüzden.. Damarlarımdaki peçete oranı azalmış krizlere giriyordum ki Yasin üniteyi duvara astı.. Gerçi asarkende "ay yamuk oldu ay düşecek ayyyyy bakamıycaaamm" diye krizlere girdim (ve onu da soktum ) ya neyse :) 


A-101 cicilerini almayanı dövüyorlarmış diye duydum :)

Bu bardak takımı da kuş kafesi yüzünden aldım..


Bu arada bu bardakları ınstagram'da yayınladıktan sonra daha çayımı bitiremeden benim bardağım kırıldı  :) Önceden bahsettiğim olay buydu işte.. Neyi paylaştıysam (insan /eşya ) başına hep bi şeyler geldi.. Hem de sıcağı sıcağına..

Bi yandan çok gizemli olmayayım , bi şey zannediliyorum o zaman , çekip çekip yayınlayayım her şeyi modundayım , bi yandan bi şey paylaşmaya korkar oldum.. Bilmiyorum ne yapacağım :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :


İletişim : catikatiilkay@gmail.com

3 Ağustos 2013 Cumartesi

YENİ ,"YENİ EV"LE İLGİLİ MERAK EDİLENLER :)


*Kolaj , konuyla alakasız.. post fotoğrafsız kalmasın diye :)

Yeniden taşınmamla ilgili Facebook sayfamdaki iletileri , "Bahçe katında yaşa(yama)mak" postumdaki yorumları ve gelen maillerdeki soruları görünce önce bi tek tek cevaplamaya niyetlendim.. Baktım baş edemeyeceğim toplu olarak cevap verebileceğim bu postu yazmaya karar verdim :)

*Biz aslında yaklaşık 3 aydır ev bakıyoruz.. Ve ben ortada ev yokken toparlanmaya başladım.. Baktığımız evlerden kareler paylaştım Instagram'da zaman zaman.. Farketmediniz :)
Yani çok yetenekli değilim  :) 2 günde toparlanıp taşınmadım..

*Bu zaman zarfında onlarca ev bakıp , toplam 3 ev için okey verdik hepsi son anda olmadı.. Şu an dördüncüde oturuyoruz :) Uzuuuun ve yıpratıcı bir süreçti.. Bi ara o bahçe katından hiç çıkamayacağımı düşünmüştüm.. Hatta bi ara saçmalayıp "burda ölücez Yasiiiinn çıkamıycaz burdaaann " diye salya sümük ağladığımı hatırlıyorum  :)

İlki güzelliğine göre oldukça uygundu fiyat olarak.. Ve biz direttikçe daha da düştüler.. Bu bizi şüphelendirdi.. Taşınanların neden taşındığını merak ettik bırakıp gidilecek bir ev değildi.. Doğru düzgün bi cevap alamadık.. Alt kattaki kadınla konuşunca işin rengi belli oldu.. Kadın daireyi boşaltanların çocukları olduğunu ve o yüzden kendileriyle sürekli kavga ettiklerini o yüzden çıktılarını söyledi.. 
Bizde "oldu o zamaaannnn" diyip arkamıza bakmadan uzaklaştık :)

Bir diğeri yine konumuna , büyüklüğüne ve güzelliğine göre uygundu.. Yine gözlerimizi kısıp , dudaklarımızı büzüp , elimizle çenemizi ovuşturarak hıımm diye diye evi dolansakta bi şey bulamadık.. 
Millet ne güzel uyguna ev bulduk der , biz bu ev niye uygun ? paranoyasındayız.. Yine komşu yetişti imdadımıza.. Binanın duvarlarının kışın terleme yapıp şakır şakır su aktığını öğrendik.. Bu eve kapora bile vermiştik vazgeçince o yandı.. Hayır keyfimizden mi vazgeçtik ? Kapora niye yandı onu hala bilmiyorum :)

Diğer bi tanesi çok eski bir bina olmasına rağmen konumuyla beni kendine aşık etmişti.. Mutfağı kullanılamayacak gibiydi ama ev sahibi mutfağı yenileyeceğini söylemişti.. Ben 1-2 hafta kadar kafamda orada yaşadım resmen.. Sonra adam sağolsun yan çizdi ben dibe vurdum.. "burda ölüceeezzz" ciyaklamalarım tamda bu döneme denk gelir :) 
Hatta o evden sonra Yasin beni ev görmelere götürmemeye başladı.. "gördüğün her eve bağlanıyosun" diye :)

O evi unutamadım ve umutsuzdum onun gibisini bulamayacağız diye.. Fakat ne demiş Şems-i Tebrizi , "Hakkın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?"

Teslim oldum..

Bu evi bulduğumuz gün sabah ağlayarak ,yastık yumruklayarak uyandım.. Pazar günü sabahın köründe ev süpürmeye , bina kapısını çarpmaya ve türlü türlü sinir bozucu şeyle beni defalarca uyandırmayı başardılar.. O kadar kötü kalktım ki...

Yasin halime çok üzülüp bulunduğumuz duruma çok sinirlendi.. Bi hışımla kalktı bugün akşama kadar ev bakacağım diyerek çıktı.. Bende kalkıp bilgisayar başına geçtim başladım son zamanlardaki rutinim emlak sitelerini dolaşmaya :)

Evet çok ev var ama bizim aradığımız özelliklerde ev bulmak zor.. Ve ben genelde fotoğraflı ilanları geziyordum..Tamamen alakasız bi şekilde fotoğrafsız bi ilana tıkladım.. Yeni yayınlanmıştı ve en üstteydi.. Ana sayfada fotoğraf yokmuş ilanın içine girince fotoğraflar çıktı.. 
Duvarlar cart turuncu ve yeşil , parkeler eski ve yıpranmış vs. olmasına rağmen neden bilmiyorum içim çok ısındı.. Yasin dışardaydı ev bakıyordu bi de şuraya bak mail atıyorum dedim.. Eve gelmeden bi de bu eve baktı.. Sonra gelip beni götürdü.. Her şey yarım saat içinde olup bitti..

İnanamadım.. İlanı ilk arayan bizdik ve ev bizim oldu..

Hala evle ilgili konuşma yasağım var Yasin tarafından :) Ev postu yapmayacağım , evden bahsetmeyeceğim fotoğraf paylaşmayacağım.. Hala tetikteyiz.. Şu an her şey yolunda görünüyor ama hiç belli olmaz.. Hemen her şey bitti kurtulduk gözüyle bakmıyoruz.. En azından bi süre böyle.. Nazardan korkuyoruz.. Sonra çoşacağım söz.. Gelsin ev postları :)
Bunu internet takipçilerinden olarak algılamayın , üzerinize alınmayın.. Bizim gerçek hayatta iyiliğimizi , bi arada olmamızı , mutlu olmamızı istemeyen ,sıfırdan başlayıp kendimize bi hayat kurmamızı hiç hazmedemeyen çok insan vardı etrafımızda.. Hepsini temizledik..

Ancak onlar sinsi sinsi bu blogun sıkı takipçileri.. Negatif enerjilerini oturduğum yerden hissedebiliyorum.. Yasin bunu her zaman söyledi.. Ama ben çok dikkate almadım.. Ancak başımıza gelen şeyler (ki siz çok küçük bi kısmını biliyorsunuz ) bunu bana da ispatladı.. Bi süre tüm kontrolü Yasin'e bıraktım..

Ama şu kadarını söyleyeyim bana huzur vereceğine inandığım için evi o haliyle kabullenmiş olmama rağmen Allah razı gelmedi.. Ben evi görmeye geldiğimde içeride ustalar çalışıyordu. Fotoğraflar eskiymiş.. Eşyalıydı zaten fotoğraflar içerde oturanlar varken çekilmişti.. 
Duvarlar artık turuncu değil , parkeler yenilendi :) 
Ve artık en üst kattayım.. Tahta tavan olmasa da Çatı Katı yine Çatı Katı'nda :)

Tüm iyi niyetinizle evi merak ettiğinizi biliyorum.. Ama durum bu.. Yaşadıklarımız gerçekten kolay şeyler değildi.. Ben o evde uzun zaman kendimi mutfağa kapattım..Tüm günü mutfakta geçirdim.. Çocuklarımla istediğim şekilde ilgilenemedim.. Çünkü aspiratörü açınca dışarının sesini bastırıp kendimi soyutlayabiliyordum.. Ve hatta ciddi ağrılar çektiğim bazı günlerde bilirsiniz , yatak odama gidip yatamadığım için mutfağa minderler koyup aspiratör sesiyle yerde uyuduğumu biliyorum..
Yavaş yavaş zaman geçtikçe üzerimizden atacağız tüm bunları ve ben hazır hissettiğimde güzel ev postları yapacağım inşallah.. Ama tabii o zamana kadar dekorasyon adına ,evi çok göstermeden ufak tefek fotoğraflar paylaşacağım ınstagram'dan.. Eski evde de gördüğünüz eşyalar nasılsa hepsi.. yeni bi şey yok :)

*Eski oturduğumuz mahalle ile ilgili de çok soru geldi.. Ancak ben hiç bir zaman oturduğum yer olarak konum belirtmedim.. Yine belirtmeyeceğim affedin.. K.Çekmece diyip geçiyorum her zaman.. yine öyle yapacağım.. K.Çekmece çok büyük , çok fazla semtten oluşan bir ilçe ve ben dolaşıyorum içinde :)
Çatı Katı evimiz başka semtteydi , Bahçe katı başka ve şimdiki oturduğumuz yer başka semtte..burası daha nezih.. Çok fark var diğer iki oturduğum yerle..

*Aslında burayı komple terkediyorduk biz.. Baktığımız ve hatta kapora verdiğimiz ilk 2 ev buraya çok uzak başka ilçelerdeydi.. Ancak onlarda pürüz çıkınca ve şu an oturduğumuz ev karşımızı çıkınca teslim olduk :) Hayırlısının bu olacağına karar verdik.. Emin'in okulu değişecekti diğer türlü ki ben bu konuda emin olamıyordum bir türlü doğru kararı vermek adına.. Her zaman söylediğim gibi öğretmenimizden , kantin çalışanlarına kadar herkes çok iyi , ve çok alıştık.. Gözüm arkada değil.. Yeni bir okul yeni bir maceraydı ve beni hiç gücüm yoktu..

*Merak edilen bir diğer konuda eşyalarımın durumuydu : hep dediğim gibi o eve göre almadım hiç bi şeyi.. Aslında orayı hiç benimsememişim şimdi farkediyorum.. Hep bilmediğim başka bir ev için alışveriş yapmışım :) Belki de burasıdır o ev.. Bilemiyorum zaman gösterecek..

Perdelerim ufak oynamalarla evin tamamına uydu.. Salonda 1 cam ve bir balkon kapısı var.. Balkon kapısına tek kanat kullandığım için diğer eve göre bir kanat fazla geldi hatta..
Yatak odasında 2 cam artı bir balkon kapısı var yine.. Perdelerim yine uydu.. Sadece balkon kapısı için bir parça perde diktirebilirim.. Salonda fazlalık gelen bir parça tülü buraya taktım.. Perde yaptırmasam bile olur aslında.. Dışardan görünecek konumda değil..
Rana'nın odası tam oldu.. Emin'in odasında boy kısaltılması yapılacak sadece.. Ben halledeceğim onu da.. Mutfak tam oldu..
Koltuklarım burada daha çok gösterdi kendini ve aldığım her şeyi burada kullanabildim.. Banyoya halı gerekiyordu sadece onu da dün English Home indiriminden hallettim.. Çok denk düştü..

*Toplanma ve yerleşme konusunda da çok zorlanmadım.. Dediğim gibi uzun bir zaman diliminde toplandım kolaydı.. Yerleşirken de 1.5 gün gibi bir sürede yerleştim.. Diğer evde çook uzun sürmüştü çünkü dolaplar dahil hiç eşyamız yoktu.. Her şey tek tek alındı , kuruldu yerleşmek aylar aldı.. Zaten yerleştim , hoop toparlandım gibi bi şey oldu :) Burada öyle olmadı tık tık yerleştirdim her şeyi.. Bazı pratik çözümler kullandım toplanırken belki bunla ilgili bir post daha yaparım..

Dekorasyon adına çok fikir var yine aklımda ama acele etmiyorum.. Bi netleşsin bakalım kalıcı mıyız bu kez , bi yerleşelim.. Yoğurdu üfleyerek yiyoruz malum :) Yaptıkça aklımdakiler paylaşırım ilerleyen zamanlarda..

Eveeett sanırım tüm merak edilenleri yanıtladım..

İyi dilekleriniz ,güzel yorumlarınız, dualarınızda bana yer vermeniz , hissettirdiğiniz olumlu enerjileriniz ,desteğiniz gibi pek çok şey için çooook teşekkür ederim..
Benim o evde yaşadığım tarzda benzer sıkıntılar yaşayan herkesin tez zamanda kurtulmasını diliyorum.. Ve kendim içinde bir daha aynı şeyleri yaşamamayı diliyorum tabii :)

Yeni , güzel postlarda buluşmak dileğiyle :)

Hoşçakalın ;)


Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :


İletişim : catikatiilkay@gmail.com

SELPAK'LI SOFRALAR 3


Bi kaç gün ayrı kaldığım internet ortamına ve bloguma arşivimdeki bu fotoğraflarla geri dönüş yapıyorum.. Eski evimizden eski bir sofra bu.. yeni ev kısa sürede eski ev oldu :) taşındım yine.. bilmeyenler için ev durumunu açıklayıcı uzuuuun bi post var burada.. 

yeni evin bize mutluluk getirmesi dileğiyle..
Hoşbuldum :)


Örtü : Kayınvalidemden..
Pembe Servis Tabakları : İkea
Pembe Küçük Pasta Tabakları : Rahmetli annemden kalma.. En az 25-30 yıllıklar..
Su Şişesi (Vazo) : İkea


Peçete : Selpak Prestij
(Selpak'ın sofralarımda kullanmam için gönderdiği paketlerden.. )
Peçetelik : English Home


Sevgiler..

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

*Sizde ürünlerinizin , Çatı Katı Blog sosyal medya hesaplarında duyurulmasını isterseniz catikatiilkay@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz..

1 Ağustos 2013 Perşembe

BAHÇE KATINDA YAŞA(YAMA)MAK :)


Taşındığım ilk günden beri bu konuyla ilgili çok soru aldım.. Bahçe katında oturmayı düşünen bir çok kişi bana ulaştı..  Yüzeysel olarak cevapladıklarım olsa da bi şeyler söyleyebilmek için zaman geçmesini beklemiştim.. İyi de yapmışım zira güle oynaya taşındığımız ev taşındıktan 2-3 ay sonra bal kabağına dönüştü :)

Bu postta bahçe katında yaşamakla ilgili deneyimlerimi ve tavsiyelerimi bulacaksınız.. Her dediğim illa başınıza gelecek ya da her bahçe katında yaşayan bunlara maruz kaldı diye bi şey yok..

Evin konumuna , muhitine , komşuların durumuna ve daha pek çok başka şeye göre yaşananlar değişebilir..
Yani bunları göz önünde bulundurun.. Benim yaşadıklarım yüzünden bahçe katı bi evde yaşama hayallerinizden olmanızı istemem ;)

İlk olarak ev bakmaya gitmekten başlayalım..

Eğer evde oturanlar varken bakmaya gidecekseniz çok rahat olamıyorsunuz.. O esnada farketmediğiniz bir sürü şey çıkabiliyor.. Ama rahat olmanızı , iyice bakmanızı ve hatta fotoğraf çekmenizi öneriyorum.. Ve ilk izleniminize muhakkak kulak verin..
Biz evi internetten bulmuş , özelliklerini okumuş fakat fotoğraf vs. görmemiş , evi gezmek içinde bi kaç gün beklemek zorunda kalmıştık..
Ev bahçe dubleks.. Giriş ve 1. kat.. Dışardan baktık bu esnada ve ben kafamda odaları bi yerleştirmiştim.. Evi görmeye  üs kat girişten girdik ilk olarak ve ben kapı açılır açılmaz hayal kırıklığına uğradığımı hatırlıyorum.. Çünkü ben üst katın geniş ( eski çatı katı evimdeki gibi ) tek bir salondan oluştuğunu hayal etmiştim.. Giriş bana gereksiz , odalar kutu kutu geldi.. Bundan sonrasında ben bu evin olmayacağını , nezaketen gezdiğimi düşünmüştüm.. Evden çıkıp arabaya bindiğimizde kafam karışmıştı.. Biri daha vardı talip olan ve biz çocuklar için bu evin iyi olacağını ( bahçede oynayıp ,alt kat olup istedikleri kadar gürültü yapabileceklerini vs. ) düşünerek ) acele ettik.. Kapora verdiğimizde ben yine " bi şey yapıyoruz ama hadi hayırlısı" diye içimden geçirdiğimi çok net hatırlıyorum..

Hislerinize kulak verin  ;)

Ev bakmaya geri dönersek , özellikle bahçe katı dairelerde halıların altına , perdeleri kaldırıp camların altına , özellikle petek arkalarına mutlaka bakın ve aldığınız en ufak kokuyu , gördüğünüz en ufak bir kabartıyı dikkate alın.. Her evde olma ihtimali var ancak bahçe dairelerde rutubet olma oranı çok yüksek.. ( Bu benim kötü deneyimlerim sonrası araştırmalarım sonucu edindiğim bi bilgidir :) 
Haa zannetmeyin ki evi size gösteren her ev sahibi veya emlakçı her neyse , dürüst bir şekilde bu evde rutubet var diyecek.. Herkesten bu dürüstlüğü beklemeyin işinizi sağlama alın :)

Bize peteğin su akıttığı vs. gibi bişeyler söylenip duvarın işlem gördüğü ,sıva kabarması olduğu belirtildi.. Bunun bir kerelik bi şey olduğu şu an sorun olmadığı söylendi.. Ve benim aksini düşünmek hiç aklıma gelmedi.. Ancak ev boşaltılıp temizlemeye gittiğimizde yatak odasının bahçeye sıfır camının peteğinin kenarında minik kabartılar farkettim.. Ve direk Yasin bu rutubet dedim.. Ama yine konduramadık.. Artı o duvar işlem gördü denilen yer bu kabartıyı farkettiğimiz yerin tam ters istikametindeydi.. Yine de sıva kabarması olayı mantıklı geldi o an için.. 

Yalnız yatak odasının parkeleri patlaklar içindeydi.. Yani evet bi su basması olayı olmuş , halının altında kalan kısımlar özellikle patlamıştı.. Çok pisti bırak üzerinde gezmeyi , halı bile seremem ben buraya diye düşünmüştüm.. Sonra aaa yeter ama diyip ben bu şekilde oturamam diye direttim.. Bunu şükürsüzlük, şımarıklık  olarak algılamanızı istemem.. Hani olur insan bütçesini ona göre ayarlar , Kötü bi evde oturmak zorunda kalır ,bende kaldım evden ilk ayrılıp yalnız yaşadığım dönemlerde ( bu yüzden Yasin'in aksine ben rutubetin ne olduğunu biliyorum :) İdare edersin , kimin ne duruma düşeceği belli olmaz vs. ama gayet güzel rakamlar isteniyorsa sizden ,bunun için belli fedakarlıklar yapacaksanız niye böyle bi şeyi kabul edesiniz ki ? Ödediğim bedelin karşılığını almak isterim her zaman.. Artı bu durumdan hiç bahsedilmemişti.. Halı kaldırılıp burası da böyle dense durum farklıydı.. Yasin'de itiraz etti parkeleri yeniden döşettiler..

Eve taşındıktan sonra ben gidip gelip o kabartıları inceledim.. Hızlı bir şekilde artmaya duvarın alt kısmını komple kaplamaya başladı.. Kokusu da cabası.. Hala sıva kabarması olayı konuşuluyordu ki ben bir gece sabaha karşı kokudan uyuyamayınca isyan bayrağını çektim.. Rutubet bu yahu ! Ne sıva kabarması ? 
Sonra peteğin arkasına baktığımda peteğin arkasının komple çürümüş , yeşil ,sarı , küf kaplamış durum olduğunu gördüm..Ve leş gibi kokuyordu.. 

O anda farkettik ki , ev boşaltılınca o rutubetli kısım işlem görmüş, boyanıp kapatılmış , 5-10 günlük geçici bir çözüm sağlanmıştı.. Yani kandırılmıştık.. Ve bu taşındıktan , iş işten geçtikten sonra farketmemizi sağladı.. Duvar kısa sürede kustu.. Şapka düştü kel göründü..

Bu durumda işin rengi değişti, niyet ortaya çıktı.. Sanırım artık yapacak bi şey yok taşındık bi kere dememiz bekleniyordu ama öyle olmadı.. Yasin'e bu şekilde bu evde oturmak zorunda olmadığımızı , hiç üşenmeyeceğimi ,beni dert etmemesini ,tüm ödemeleri geri alıp taşınabileceğimizi söyledim.. Bunun üzerine güzel güzel duvarı komple strafor kaplattılar rutubet sorunu çözüldü.. Hatırlarsınız yatak odası tadilatta demiştim..

Evi gezerken yapmanızı tavsiye ettiklerime bi şey daha ekleyeceğim.. Mutfak çekmecelerini mutlaka açın :) Yoksa benim gibi çekmecelerin açılmayıp , duvara sürttüğünü , bu niye böyle ki derken evin yamuk olduğunu taşındıktan sonra farkedebilirsiniz ;) Elimi sokup zorla kaşık-çatal çıkarıyorum çekmece yarıya kadar zor açılıyor öyle hayal edin.. Ki Yasin yaptığı bi takım işlemlerle bu kadar açılmasını sağladı..

Sonra bu bina 3 yıllıktı.. Yeni nesil, şu dışı şık görünen Fransız balkonlu binalardan.. Bu da bizim biraz gözümüzü boyadı.. Ancak sürekli sigorta atmasından , prizlerden ateş çıkmasına , (bu bende yangın çıkacak fobisi başlattı ) ev içi kapıların kilitli kalmasına kadar envai çeşit sorun çıktı.. Kilidi olmayan kapının bile kilitli kalmasıysa inanılmazdı.. Emin ve Rana dahil sıradan her odada kitli kaldık.. Çocukları içerde oldukları esnada sakinleştirmeye çalışmak çok kötü..

Ayrıca kurutma makinesi ve çamaşır makinesi çalışırken ütü vs. gibi artı bi şey daha çalıştırınca çat çat sigorta atıyordu hemde sadece bizim değil tüm binanın.. İlk zamanlar bu çok sık tekrarlandı.sonra nasıl olduysa kendi kendine seyrekleşti ama tabii bende bunun endişesi kaldı..Sürekli tedirginsin bi iş yaparken.. İğrenç bi şey..

Evin konumuna dönersek, gelen soruları hatırlamaya çalışıyorum ; benim gibi yüksek katlarda oturmaya alışkınsanız ilk günler alışmakta zorlanıyorsunuz.. Yatak odamızın alt katta olması sebebiyle ben ilk günler hep sokakta uyuyormuşum gibi hissettim :) Ve sürekli cama biri tıklayacakmış , camdan biri bakacakmış hissiyatı yaşıyordum.. Ama alıştım bunları tahmin ederek karar vermiştim..
Ayrıca alt kat/bahçe katı apartman kapısına yakın olacağı için her açılıp kapanmasında ,duvarları titreten güüüm! sesiyle uykunuzdan sıçrayabilirsiniz.. Bak bunu tahmin etmemiştim :)
Tabii her binada kaba insanlar olmayabilir.. Apartman kapısını eliyle biraz yavaşlatıp normal bi ses çıkararak kapanmasını sağlayacak duyarlılıkta insanlarda vardır mutlaka.. Ben öylesine rastlamadım :) 
Kapı olayı dikkate alacağınız şeylerden biri olsun..

Bahçe katı evlerde bir diğer dikkat etmeniz gereken şey evin konumu.. Mahallenin durumu..
Biz kışın taşındık.. Sokak oldukça sessiz, sakindi.. Sokakta çocukların oynayacağını düşünmüş ve buna hazırlamıştık kendimizi lakin bu kadar fena şeylerle karşılaşacağımızı tahmin etmedik.. Etmemiz mümkün değildi..
Burada bir öneride daha bulunup devam edeceğim.. Ev araştırmasına girdiğinizde ve bir evi beğendiğinizde çekinmeyin komşulara sorun.. Onlardan çok güzel bilgiler alabilirsiniz ;)

İlk olarak bize hoşgeldin ziyaretine gelen komşu hanımlar içimi bulandırdı.. Mahalle ile ilgili burada uzun süreli oturamayacağımı düşündüren şeyler anlattılar.. Kendileri de dahil apartmandaki herkesin taşınmayı düşündüğünü söylediler.. Yazın burada yaşanmıyor mahallenin tüm çocukları bahçeye giriyor ,uyumak ,dinlenmek oturmak mümkün değil gibi canımı sıkan şeyler söylediler.. Hatta şöyle devam ettiler :)
- X hanım verdi evi kurtardı kendini darısı başımıza..

Çok komik oldu :) Bi an benim kim olduğumu unuttular.. Evet X hanım kurtardı kendini.. Bizi kurban ederek :)

Dedikleri gibi de oldu.. Havaların ısınıp okulların kapanmasıyla yaşayamaz olduk.. Kendi başımıza uyanmamız mümkün değil.. Çünkü çocuklar sürekli bahçede ve hatta penceremin dibindeler.. Uyumak hele Rana'yı uyutmak mümkün değil.. Sabahın köründe uyandırılmaya artı olarak gece mahallenin bir türlü uykuya geçememesi durumu var.. Gece yarısına kadar sokakta olan kadınlar , çığlık çığlığa çocuklar.. Geceyarısından sonra bayrağı devralan , yan binanın altındaki bakkalın önünde ana, bacı karmakarışık küfürlü konuşmalar yapan genç!ler.. Şaka gibi..

Çocuklar deyince de kendi çocuklarınızla kıyaslamayın onlar gibi zannetmeyin.. :) Bu çocuk kabusu şöyle başladı..
Bir gün mutfakta çay içerken , mutfak penceresinin altında 10 yaşlarında bi çocuk yan binanın yukarısına doğru "anneeee" diye bağırmaya başladı.. O kadar çirkin bi sesle , ve o kadar yüksek ve o kadar uzun süre bağırdı ki bu bile beni Rana uyanacak diye delirtmeye yetmişken çocuk bir süre sonra sinir krizi geçirmeye başladı..
Ve anne diye bağırmaları afedersiniz "O........u anneee!" diye bağırmalara dönüştü.. neye uğradığımı şaşırdım.. Bu esnada camdan bakıyorum çocuğun elinde bi yorgan var.. Sonra bu yorganı yere attı çıldırdı çiğniyo yorganı tepiniyo bildiğin sinir krizi geçiriyor ama sürekli O......u anne diye bağırarak..
O kadar uzun süre buna maruz kaldım ki bende delirdim.. Açtım camı nasıl bağırıyorum defol penceremin dibinden diye.. Kaçtı bu.. Ben uzun süre kendime gelemedim ama.. Sonra bu küfürlü konuşmaları sıklıkla duyar oldum..

O çocuk sonun başlangıcı oldu..
Sonraki günler bu çocuğu bizim bahçeye çok afedersiniz küçük abdestini yaparken gördüm Ve bizim çocukları bahçeye çıkarma düşüncesi bile benim için tamamen bitti.. Ve hatta Yasin'e dedim : ben bu camları artık hayatta dışardan silmem ve hatta camı bile açmam ! Ve silmedim de..

Sonra bir başka gün 15-20 tane çocuk (rakamı mecazen söylemedim..cidden o kadar.. Hatta o gün sokakta 40'a yakın çocuk saydım ) bahçeye girmiş Rana'nın uyuduğu odamın camlarının demirlerine vura vura koştururken çıldırdım.. Camı açıp bağırdım.. Sonra ne oldu dersiniz ?

Örgütlenip camları taşlamaya başladılar !

Hemen Emin'i mutfağa sokup görmesin anlamasın diye dünyayla bağlantısını kesmek adına bilgisayar başına oturtup Yasin'i aradım.. Bu taşlama olayı Yasin 155'i ara bende hemen geliyorum, diyene kadar sürdü.. Perdeyi açtım bu esnada elimde telefonu görünce dağıldılar..

O günden sonra evle bağlantım duygusal olarak tamamen koptu..

Zaten çok uzattım diye başka şeylere girmiyorum ama canını kurtarmak için penceremle , pencere demirim arasına sığınan hamile bir kediye koca koca taş atmalardan , bütün gün sokakta başı boş gezen Rana kadar küçük bebekleri saçlarından sürükleyen ,pat pat kafasına suratına vuran daha büyük çocuklara kadar psikolojimi etkileyen bir sürü şeye tanık oldum..

Ve tesadüfen denk gelip tanıştığımız , bir arkadaşımızın arkadaşının babası olan bir komiserin sokak ile ilgili anlattıkları ve fırsatınız varsa taşının tavsiyesinden sonra tamam artık buraya kadar dedik..

Burada uzun soluklu bi hayat hayali kurmuyorduk zaten.. Burası yaşamak istediğim bi yer zaten değildi..Okul dolayısıyla bu taraftayız.. Bu eve çok emek harcadığımı düşünüp üzülen arkadaşlar var. Üzülmeyin çünkü ben bu eve emek vermedim.. Ben kendi düzenime emek verdim.. Eve edilen masraflar bizden çıkmadı.. Ben zaten eşya yenilemek , sıfırdan bir ev kurmak durumundaydım.. Burası olmasa tüm bunları başka eve yapacaktım.. Bu ev güzel evet.. Ama bu evi güzel yapan biziz.. İlk baktığımızdaki halini görebilseydiniz keşke.. Dekorasyon evi başlı başına değiştiren bir durum..Berbat dediğiniz yerler tanınmayacak hale gelebilir..

 Eşyalarımın hiç birini bu eve göre almadım.. Hepsi yanlarına ekleme yapabileceğim modeller.. Ve hatta koltuklarım burada çok komik görünüyor.. Çok büyük çünkü.. Odanın yarısını kaplıyor.. Bunu bilerek , daha geniş bir salon hayali kurarak aldım.. Perdelerim vs. camlara göre büyük daralttırmadım doğal pileli kaldılar.. Bi tek stickerlarımı yapıştırdığım için pişmanım :) Hatta Rana'ya da almıştım odası için onu kullanmadım akıllandım mesela duruyor :) Zaten bir süre sonra hala alacaklarım bitmemişken alışverişi durdurdum.. Durum kendini belli etmişti çünkü..
 Ama bu kadar erken olacağını biz bile düşünmemiştik..

Burada çocuk yetiştirmem mümkün değil.. Bu evde sürekli gerginim.. Bu evde hiç etmediğimiz kadar kavga ettik Yasin'le.. Huzur vermedi bu ev bize ve hatta elimizdekini de alacak hale geldi.. Maddi açıdan da bizim için üzülmeyin.. Tüm ödemelerimizi fazlasıyla geri aldık..

Bir tek yaşadıklarımız , yorgunluğumuz kaldı.. Sınavdı gözüyle bakıyorum ona da.. Sebep olanlar Allah'a havale..

O kadar bıdı bıdı yaptım daha da bu evde durmayayım di mi ?

Sürprizi sona sakladım :)
Ben bi taşınıp geleyim müsaadenizle :)

Hoşçakalın..

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Mause

Mause

Amung

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it