27 Aralık 2013 Cuma

5 Sofra , Post 3.. ve Grip :)


NAZAR DUASI
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُسْنا""
وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ حُ

Şu an değil sofra kurmak , sıvı gıdalar dışında beslenemiyorum bile :) Soluk borumun yerinde bir sopa , bademciklerimin yerinde koca kayalar var sanki.. Perişan oldum demiştim hani , salı günü hafif bir boğaz ağrısıyla uyanıp yarım saat içinde üzerimden tır geçmişcesine ağrılara gark oldum.. Akşama kadar gözümü açamadım.. Emin yavrum o baktı kardeşine.. Gözümü açamadığım gibi ağzımı da açamadım.. İçim dışıma çıktığı zamanlar hariç.. Hatta telefonu da :)

Yasin aradı defalarca ve ben en sonunda açıp sadece , "ölüyorum , grip !" diyebildim :) 
Bu 2 kelimemle durumun vehametini anladı.. Çünkü ağız alışkanlığı her soğuk algınlığına grip oldum deriz.. Ama grip başka bir şey.. 
Biz Emin 1 yaşındayken bunu deneyimlemiştik Yasin'le.. Emin'in rota virüs dolayısıyla hastanede yatışının hemen ertesinde ben hayatımda ilk kez gerçekten grip olmuştum.. Ölümden döndüm resmen.. Gerçek grip öyle bir şey ki anlatılmaz yaşanır.. 
Grip deyince gözümün önüne gelen ilk sahne , su içmek isteyip Yasin'e sesimi duyuramayıp , sürüne sürüne mutfağa doğru giderken buzdolabının önünde kendimi yere bırakışım ve orda uyuyuşum olur :)  Grip öyle bi şey..

Yasin grip lafını duyunca tutuştu tabii :) 
Sonrası : acil , tekerlekli sandalye , serum , damarımı bulacaklar diye kolumdan şıp şıp akan kan..

Bu serum harika bi şey.. Bittiğinde ağrılarım hafiflemiş daha iyiydim lakin takacağız deseler 3-5 tane daha taktırırdım :) Doktor çıkabilirsiniz dediğinde kalsam ben az daha modundaydım.. Sonra içine ne ekledilerse arabada oturduğum yerde ağzım açık uyudum.. Eve geldiğimde de küt yatar yatmaz uyudum.. Ki bu benim tarihimde çok görülmüş bi şey değil.. 
İyice dinlenmişim.. Ertesi gün ağrılarım o kadar şiddetli değildi ama evde bi tekerlekli sandalyeye hayır demem hala o moddayım :) Üst katla ilişiğim tamamen kesilmiş durumda zaten.. Yaşamsal ihtiyaçlarımız dışında yataktan kalkmıyorum.. 
Yani bu post yattığım yerden hazırlanıyor diyor sofralara geçiyorum :)

Gecenin bi körü yeme krizine girip hazırladığımız bir sofraydı bu.. Oysa ertesi gün pazardı ve kahvaltı edecektik neredeyse bi kaç saat sonra :)

böyle böyle aldım o 5 kiloyu :)

Peçete : Santa ( Bim )


Bu da o pazarın kahvaltısıydı işte :)

Peçete : Kipa


Bu arada ben sofra fotoğrafı ekleyince en çok dert olan konu "Rana yemek yemiyor mu ?" konusu.. Yok yemiyor fotosentez yaparak besleniyor o :)
Fotoğrafta görünmüyor diye yemiyor değil tabii.. Masanın görünmeyen kısmında Rana'nın mama sandalyesi var.. Ve genelde fotoğraf çekildikten sonra mama sandalyesini yerleştiriyorum görsellik açısından.. Veya Rana hepimizden önce yemiş oluyor.. 
O bir bebek hala ve bazen bekleyemiyor.. Ben sofra hazırlarken babası onu yedirmişte olabiliyor.. Ve sofra fotoğrafları çoğu zaman çocuklar uyuduğu zaman kurduğumuz minik keyif sofralarımız olduğu için 2 kişilik.. O zaman fotoğraf çekme fırsatı buluyorum daha çok.. Her sofrayı fotoğraflayamıyorum.. 

Çocuklarımızı aç bırakıp kendimiz lüp lüp yemiyoruz yani :) Bu da konuyla ilgili son açıklamamdır..


Bu da o pazarın akşam sofrasıydı haha sürekli fotoğraf çekmişim o hafta sonu :) her zaman yapamıyorum bunu dediğim gibi..


Peçete : Markasız ( Eminönü'nden.. )


Bu da canlı canlı ınstagram'da yayınladığım bir kareydi.. 


Yine gecenin bi körü abur cuburla çoştuğumuz bir sofra.. 

Peçete : H&M ( yanılmıyorsam.. )


Sevdiğimiz tabağımızın kenarı çıtladıysa koskoca tabağı atmıyoruz tabii.. Napıyoruz ? Sofraya uygun bir mandalı tam kırılmış kısmın üstüne tuttturuveriyoruz :)

Minik detaylar..


Bazende bi çay , bi çekirdek yeter :)

Peçete : Selpak



Hoşçakalın ;)


Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :


İletişim : catikatiilkay@gmail.com

23 Aralık 2013 Pazartesi

Her Telden Bol Fotoğraflı Karışık Post 22 :)


Öğretmenler gününden kalma bir kare.. 
Veliler olarak hain planlar sonucu öğretmenimize sürpriz yapmıştık.. Ben her zaman ki gibi geç kaldığım için sürpriz anını kaçırdım ama mamaları kaçırmadım :)

Sağ üstte kalan oval borcamdaki patates salatası bana ait.. Bana o düşmüştü.. Hepsini yediler hihih..


Yasin'in bana hediyesi ( evet bana kaktüs hediye etti.. Mesaj barındırıyor mu diye düşünmedim de değil hani ama pembe ve sevimli göründükleri için almıştır şeklinde avuttum kendimi :) Minnak kaktüslerime saksı bulamıyordum bahsetmiştim arayışlarımdan.. 
Kocaman yürekli sevgili Çağla bana bu saksıları hediye etti yanında başka cicilerle birlikte..
Öyle tatlılar ki dışlarını elleriyle süslemiş.. Tam bizim eve göre :)


Sevgili Suna'nın el emeği..

Sanırım içindeki kadeh :) 
Maharetli elleriyle harika bir iğnelik ortaya çıkarmış.. Rana'nın doğum gününde getirdiği 387534895796 hediyeden biriydi :)



Fotoğrafta görünen mavi şişedeki parfümde yine Suna'nın bana doğum günü hediyesi.. 
Beyonce Pulse.. Setti hatta minnak çanta boyu , duş jeli ve losyonu da var.. Kokusunun bağımlısı oldum.. Parfüm arayışında olanlar mutlaka baksınlar ;)

Hani Rana'nın doğum gününde yaşanacak hediye patlamasını önlemek adına "sadece çorap alın gelin başka bi şey istemiyorum" demiştim ama yine de hediye dağının önüne geçememiştim ya , herkes çorap alıp yanında bi yığın şey getirmişti yine.. İşte bu çoraplar o çoraplar :)

Hello Kitty'ler H&m'den..



Uzun zamandır takı askılığımı kullanmıyordum Rana'nın doğum günü magnetleriyle doluydu.. Geçen doldurdum üstünü.. Yine Suna'nın bol miktarda katkısı oldu yarısı neredeyse ondan hediye
seyretmelere doyamıyorum.. Özlemişim..

Beyonce Pulse parfümün çanta boyu bu fotoğrafta varmış şimdi farkediyorum.. Minnak hali ayrı bir güzel :)


seyretmeye doyamadığım bir başka şey.. Kahve ve şekerlemeler :)


Oğlumu yakalıyorum bazen böyle.. 
Şarkılar mırıldanarak ufka dalıyor.. Romantik oğlum benim.. Annesine çekmiş bir de su gördüğünde bi mayışıyo :)
Çaktırmadan çektim.. Sevdim bu fotoğrafı güzel oldu..


Yasin'le kısa süreli hayatın yoğun temposundan sıyrılma anlarımızdan biri..
Çay o kadar lezzetliydi ki kalkıp çay yapacağım şimdi aklıma düştü.. Bu fotoğrafı , Yasin'in garsonların bizim kata uğramaması üzerine Hacı Sayid'i telefonla arayıp "3. kata garson bekliyoruz" demeye çalışmasıyla hatırlıyorum :)


Her ne kadar böceklenip aramızdan ayrılan (bohuuuu ) saksı gülümün pembe saksısı boş olsa da çiçekliğim baya kalabalıklaştı..
Sağ öndeki fuşya pembe saksıdaki Japon kaktüsünün ayrı bir yeri var bende.. Çatı Katı takipçilerinden sevgili Hümeyra onu benim için bir miktar büyütüp taa İzmit'ten kargoyla yolladı  :) 

Evimizin yeni misafiri utangaç kız :) Bi de ikizi var aynı şekilde..
Suna'nın doğum günü hediyelerinden.. Pek sevdiklerimden..


Mutfak rafımın üstü canım sıkıldıkça değişime uğruyor :)
Bu hafta böyle..


Hoşçakalın..

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :



İletişim : catikatiilkay@gmail.com

14 Aralık 2013 Cumartesi

1 Sofra , 1 Tarif.. Patatesli / Peynirli Poğaça..


bu kez sevgili Çağla'nın gönderdiği tarifi denedim.. oldukça pratik yine.. ben patatesli /peynirli /maydanozlu denedim oğluma çaktırmadan peynir yedirebilmek adına.. ama Çağla kuşbaşı ve bezelyeyi kavurarak iç harç hazırlayıpta yapıyormuş.. veya tavuklu bezelyeli..

önce hafta içi Yasin işe gitmeden önce oturduğumuz minnak kahvaltı soframıza bakalım.. sonra tarife geçeceğiz..
bu ınstagram'da yayınladığım bir kareydi.. orada daha önce yayınlıyorum her şeyi.. blog biraz geriden geliyor :)


Patatesli /Peynirli /Maydanozlu Poğaça

Malzemeler : 
1 su bardağı sıvı yağ
1 su bardağı süt ya da yoğurt ( dışarıda beklesin,ılısın biraz.. direk dolaptan kullanmayalım )
1 pk. kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
Aldığı kadar un
Dışı için , yumurta sarısı
Çörek otu
Susam
İç malzemesi için , patates , peynir , maydanoz 

Hazırlanışı : Patatesleri haşlıyoruz , sıcakken içine peyniri katıp (tercihen yumuşak peynir ) iyice karıştırıyoruz.. ince ince kıyılmış maydanozu da katıp iç harcını hazırlamış oluyoruz..
hamur için tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak bir hamur elde ediyoruz..  ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizce açıp malzemesini yerleştirip kapatıyoruz.. üzerine yumurta sarısı , çörek otu , susam hooop fırına :)
ben genelde 200 derecede 15-20 dakika kadar pişiriyorum.. süre fırına göre değişebilir her zaman dediğim gibi.. kendi pişirme sürenizi kendiniz belirleyebilirsiniz..  

Afiyet olsun..

soframda da kendi hazırladığım pon pon peçeteleri kullanmıştım..

Sevgiler <3

5 Aralık 2013 Perşembe

Perde Seçiminde Strese Son Veren Hizmet : Mobil Perde :)

Tam bilgisayarımın aniden çökmesiyle tüm fotoğraflarımı kaybetmiş ve bir kaç post hazırlığım heba olmuşken , blogum bir kaç gün mecburi sessizliğe bürünecekken harika bir konu çıktı karşıma..

29 Kasım 2013 Cuma

2.Doğum Günü Partimizden Ayrıntılar , Tüm Detaylar Postu :)


Rana'nın 2 yaş doğum günü partisinin 2. aşaması yani detay postundayız nihayet.. 
oldukça kapsamlı , uzuuuun bir post olacak , bıdı bıdı'layacak çok şeyim var son sürat başlayayım ben ;)

ilk olarak masamızı inceleyelim..
 Fuşya dantel masa örtümüz Hobim Efsane'dendi biliyorsunuz.. kenarlarında beyaz ( yine konsepte uygun..beyaz bir diğer rengimiz çünkü ;) taşlar var örtünün ve fotoğrafta belli olmuyorlar lakin ışıldıyorlar normalde..


Pastamızı son ana kadar bende görmedim :) 
Halime Er Kokoş Şekerler yapıp hediye etti pastamızı diğer harika Hello Kitty'l cupcakeler ve kurabiyelerle birlikte..
her zaman yaptığım gibi işi bilene bıraktım ve örtümüzün ve temamızın rengini söyleyip , pastanın yerleştirileceği alt tablasının beyaz olmasını istemem dışında hiç bir şeye karışmadım.. bu huyumu seviyorum harika bi şey çıktı yine ortaya :)
bu tür pastaların , cupcakelerin ve kurabiyelerin görüntüden ibaret olduğu sanılıyor çoğu zaman.. oysa asla öyle değil.. lezzetleri de bir harika..tüm misafirlerimizin ortak görüşü pastanın harika olduğu yönündeydi mesela :) üstelik normal pastalar ağır gelen insanlar bile butik pastaları rahatlıkla yiyebiliyor.. pasta yemeye bayılırım..seçmek zorunda kalsam tercihim şeker hamuru ile yapılan pastalardan yana olur..

bu şekilde paketli geldi son dakikalarda.. hemen masaya yerleştirdim.. masa hazır değildi çünkü baş konuk pasta ortaya konacak ve etrafı ona göre şekillenecekti.. pıt pıt iki dakikada yerleştirdim her şeyi.. normalde önceden prova yaparım.. bu kez her şey yerini son dakikada buldu pekte güzel oldu oldukça içime sinen bir masa oldu :)


Sol baştan başlayıp masayı ayrıntılı incelersek , 
Bunlar "Rana için dilekleriniz" kartları.. misafirlerimiz bu kartlara Rana için güzel şeyler yazdılar.. hatta Emin hızını alamadı okula götürdü kartların kalanlarını.. okulda sınıf arkadaşları Rana'yı çok seviyorlar zor alıyorum ellerinde..öyle bıcır bıcır güzel şeyler yazmışlar ki güzel bir hatıra olacak bize..

Kartları sergilemek için takı askılığımı kullandım yine Emin'in doğum gününde yaptığım gibi.. 

Kartlarımıza yakından bakalım..

Kartlar Devsbul Design Tasarımı.. 
çok güzel şeyler hazırlayıp hediye ettiler bize ve yine ben sadece renk söyleyip tasarımına hiç karışmadım.. beni o kadar iyi tanıyorlar ki fiyonklu süslü bi şeyler çıktı ortaya :)

kurdelaları ben taktım.. pespembe bir masa hayal ettiğim için her şeyde farklı pembe tonları kullandım.. bunlarda da yarısını fuşya yarısını pembe kurdela ile süsledim.. 


Plastik çatal - bıçaklarımız..

Fiyonklarla süslediğim çatal-bıçakları büyük kağıt bardaklarda sergiledim.. üzerindeki stickerlar yine Devsbul Design tasarımı.. çok amaçlı etiketler diye bir sürü sticker göndermişti bana.. iyi ki de öyle yapmış..aklıma gelen her yerde kullandım harika bir bütünlük oldu..
çatal-bıçakların üzerindeki pembe inciler yenilebilir inci.. pembe renk inci aramak yerine onları kullandım.. bardakları da İkea tüllerimden kalan parçalarla fiyonklayıp süsledim..

*Çatal-bıçak ve kaşıklardan sipariş verebilirsiniz..elimde mevcut.. bilgi için mail atınız : catikatiilkay@gmail.com


Peçetelerimiz..

2 çeşit peçete sergiledim.. biri bunlar diğeri az sonra göreceğiniz peçete kartları içerisindekiler.. onları sade tuttum çünkü kartları var.. bu peçeteleri ise yine Devsbul Design'ın göndermiş olduğu çok amaçlı stickerlarla süsledim.. 


ve diğer peçetelerimiz.. 
burada hem peçete hem çatal , bıçakları süslemeyip sade tuttum.. star , peçete kartlarımızdı çünkü ;)


Hello Kitty'li cupcakelerimiz..

Halime Er Kokoş Şekerler üretimi yine.. itiraf ediyorum 2 tanesini saklamıştım..postu hazırlarken şu an yiyorum :)  bugün çarşamba , partimiz pazardı ve muhtemelen bir gün önce yapıldı.. 1 gram bayatlamaz mı yahu ? tadından hiç bişey kaybetmemesiyle ve görüntüsüyle favorilerimdendir kendisi :)

kendileri gibi cupcake kağıtları da pek bi şirindi :) 
kendi kapladığım servisliğin üst katına orjinal kalıplarıyla , alt katına da kendi hazırladığım cupcake kalıplarına oturtarak sergiledim.. bu kalıpları başka bir yer için hazırlamıştım fazla geldi..ilerleyen fotoğraflarda göreceksiniz..


servislik kaplamakta bir adım öteye geçtim..

her zaman yaptığım gibi peçete ile kaplayıp ,bu kez üstünü de dantel ile kapladım.. bunun için yine ikea tüllerimden kalan parçaları kullandım.. çıkan sonuç beni fazlasıyla mutlu etti :)

servisliğin kaplanma aşamalarını daha önce anlatmıştım.. buraya tık tık 


Hello Kitty kurabiyelerimiz.. 

yine Halime Er Kokoş Şekerler Üretimi.. 2 çeşidi vardı gördüğünüz üzere.. onları doğum günü esnasında yemedik.. herkes hediye olarak evine götürdü..anında tükendi :)

onları sergilemek içinde normalde mutfakta kaşıklık olarak kullandığım , İkea saksımı süsleyip kullandım.. 


Pipetleri de fiyonklamadan olmazdı tabii :)

Pipetleri çok önceden Yasin almıştı marketten.. tam hayalimdeki partiye göre diye düşünüp bir paketini saklamıştım.. inci olarak yine yenilebilir pembe inciler kullandım.. hazırlık aşamasında tüm inci ve fiyonkları silikon ile tutturdum..
sergilemek içinde, normalde makyaj malzemelerimi koyduğum İkea mumluğumu  , süsleyip kullandım..

Bir diğer enfes kurabiyelerimiz :)

Bunlar Home Made Cookies Banu's tasarımı..


bir gün önceden elimize geçtiler ve biz dayanamayıp akşamdan bazılarını yedik Yasin' le :)


Ve ilk olarak ınstagram'da yayınladıktan sonra çok fazla sorulan kaşık sunumlarımız..

bu fikri yıllaaar önce yabancı bir blogda görmüştüm.. hatta unutmuştum bile.. bu kaşıkları bulmam yine tevafuk eseri oldu.. bu kaşıkları gördüm ve direk bu sunumu hatırladım çünkü böyle bir kaşık kullanılmıştı.. her kaşıkla olmaz çünkü.. ne kadar belli fotoğrafta bilmiyorum ama plastik kaşıklar oldukça büyük ve derin.. tam bu sunum için üretilmişler..
ben konsepte uyması açısından fuşya kurdelalarla süslediğim kaşıkları, çilekli pudingle hazırladım.. üzerlerine hindistan cevizi serpiştirdim..
biraz uğraştırıcı ancak böyle şeylerde hiç üşenmem :) hele çok beğenilen geri dönüşler alınca her şeye değiyor..


hazırladığım pon pon peçeteler :)

masanın boş kalan iki kösesine yerleştirdim harika bir görüntü oldu.. yapılış aşamasını anlatacağım ilerleyen günlerde.. 
oldukça kolay , kolaylığından beklenmeyecek derecede de şık..


Tülden fiyonklarımızda vardı :) 
Halime Er Kokoş Şekerler pastamızla birlikte hazırlayıp yollamış sağolsun.. tavana asılmalıklardı ipleri vardı ama son dakikada uğraşamadık.. böyle tutturduk..sonra onlar düştü :) sonra taktık yine düştü :) dediğim düştükleri yerde kalsınlar şık oldular.. bazen hayatı akışına bırakınca daha iyi sonuçlar elde edilebiliyor.. koltuklarımızda ve ikram bölümümüzün üzerinde daha güzel göründüler mesela :)


Kağıt tabak ve plastik bardaklarımızı da ve yine Devsbul Design çok amaçlı stickerlarla süsledim.. masamızda sergilemek için kullandım.. diğer tarafta Tv Ünitesi üzerinde porselen tabaklarım , bardaklarım vs. vardı.. isteyen onlardan kullandı , isteyen plastik olanlardan.. aslında plastik ve süslü olanları evlerine götürdüler misafirlerimiz daha çok :)

Mum üflerken Rana'yı zapdetmek elbetteki çok kolay olmadı :) 
mumlarımızı üfledikten sonra başladık fotoğraf çekinmeye.. öyle komik bir sahneydi ki 4-5 fotoğraf makinesi / telefon bize dönmüş sürekli flaşlar patlıyor nereye / kime bakacağımızı şaşırıyoruz falan :) Rana durmamaya  başladı ben dalga geçiyorum "aaa alış buna kızım sen Çatı Katı Rana'sın" :)

bi hareketler bi bişeyler Rana'da.. eller havada bi tripler :) en sonunda dayanamadı yüzünü elleriyle kapadı.. biz tabi iptal :) hahaha koptuk..
hele ablam bu hareket karşısında kendini dağıtmış gülmekten fotoğraflara baktıkça ben daha bi dağılıyorum :)
heh dedim tam Çatı Katı Rana oldun şimdi.. aferin kızım kapat yüzünü :)


 Suna eli kolu dolu geldi.. hemde ne dolu.. geleceğiz ona birazdan da.. çikolatalı ,mısır gevrekli harika bi şey yapmıştı bu eve ilk gelmesinde getirmişti..yine çok sevdim diye ondan yaptı :) malesef onun mamasını fotoğraflayamadım.. ama çok komik bi şey oldu.. hem görüntüsünü hem dış kağıdını çok beğendiğim için bir kaç tane ayırmıştım fotoğraflamam lazım mutlaka diye.. sonra ben hepsini yemişim hiç haberim yok.. aaa fotoğraaaff diye kalakaldım farkettiğimde.. napiim çok güzeldi :)



Mamalardan hediyelere geçelim..

Misafirlerimiz için hazırladığım hediyeleri English Home rafımda sergiledim.. Devsbul Design tasarımı bannerımız tülümde düzgün durmadığı için masa arkasına değil , koltuğumun arkasına astım ve hediye standıyla bir bütün oluşturarak hoş bir görüntü sağladı.. odaya ilk girişte bu alan göze çarpıyordu güzelde oldu..


Hediye standına dalalım mı ? :)

Üst rafta EmreEsra'nın Atölyesi'nin tasarlayıp bizlere hediye ettiği şahane buzdolabı magnetlerimiz vardır.. 


fuşya ve pembe olarak 2 çeşit olmak üzere , son derece özenli tasarlanmıştı kapış kapış gittiler :)


magnetlerin hemen yanında Euroflora'dan geçen yıl aldığım pembe cupcake kalıplarını sergiledim.. dışarını fiyonk ve yenilebilir incilerle süsledim.. 
"Ayşe Rana 2 yaşında" yazılarını sevgili Yasin'cim hazırladı yine her zaman olduğu gibi :)


içlerine minik bezeler yerleştirdim.. hoş ikramlıklar oldular böylece..


2. katta su şişelerimiz ve kalpli şekerlemelerimiz vardı.. 
Yasin bu şekerlemeleri görmüş "konsepte uygun" diye almış gelmiş.. oldun sen oldun diye dalga geçiyorum her böyle bişey yapmasında .. bu tabağı bana hediye ettiğinde de öyle demiştim :)
Sarmal Tabak : Tantitoni 

su şişelerimizin stickerları Devsbul Design Tasarımlarından..soldakiler şişe stickerıydı ancak gözüme az gözüktü diğer çok amaçlı stickerları da kullanarak farklı bir çeşit daha yaptım sularda.. Su şişeleri marketten.. etiketlerini söküp stickerlarımızı yapıştırıp süsledim..


3. raftaki pembe şemsiyelerimiz :)

Şemsiyeler Euroflora'dan.. yine Yasin'in konsepte katkılarından :) o görüp alalım dedi.. içlerine minik poşetler içerisinde şekerlemeler yerleştirdim..


hemen yanında nikah şekeri görünümlü cicilerimiz vardı..

dış tülleri kayınvalidemden..Rana 2 yaşında yazıları yine Yasin'in hazırladıklarından..beyaz gibi görünüyor flaş dolayısıyla ama pembe..


içlerinde ise bu sevimli minnak anahtarlıklar vardı :) bunları da Euroflora'dan aldım..


en alt raftada misafirlerimizin hediyelerini koymaları için süslediğim poşetler vardı.. bu poşetlere çok zor kavuştum haha burayı tıklayın okuyup gülün halime :)
kağıt poşet almaktı niyetim Euroflora'da yoktu.. yüzlerce çeşit kağıt poşet içinde sade pembe bir poşet bulamadım.. tam buldum bi tane atladım bi baktım ortasında desen var.. isyeaaann :)
bu aldığım poşetleri biliyordum dedim ben alır onları süsler püslerim.. Eminönü'nde mutlaka bulurdum lakin Yasin'in alerjisi var resmen her yere götür de Eminönü deme :) park etme/trafik sorunu var ya adam nefret ediyor ordan..
neyse çok amaçlı stickerlar ve fiyonklarla çok içine sinen poşetlerime kavuştum :)


benim hediyelerimden Suna'nın hediyelerine geçiyoruz..
Sürekli kontrol altında tutmaya çalışmalarıma rağmen kızlar yine yaptılar yapacaklarını :) hediye konusunda kesin veto verdim sürekli bize dünyanın hediyesini verdikleri için.. ve hepsine bak illa bi şey alacaksanız çorap alın mesela çorap eksiğimiz var dedim.. evet sözümü dinlemişler hepsi çorap almış.. ama yanında 8378347483 hediye ile birlikte haha :) daha hepsini inceleyip yerleştiremedim bile.. paketini açıp kutusunu açamadıklarım var..
hiç uslanmayacaklar.. Suna en son geldi şimdi o gün Yasin bi başka arkadaşımı almaya gitmişti Suna kendi aracıyla onları takip etmiş.. 
Yasin önden çıktı yukarı elinde 2 kocaman karton poşet.. içeri şöyle girdi.. "görüldüğü üzere Suna geliyor :))" Suna'dan önce poşetleri geldi.. sonra Suna'da bi o kadar poşetle geldi.. bana poşetler dolusu hediyeler getirdiği yetmezmiş gibi misafirlerim içinde ne çok hazırlık yapmış.. 
poşetten ciciler çıktıkça yok dedim öyle herhangi bi yere sığdıramayacağım ben bunları Yasin'cim girişteki siyah rafı boşaltıp getir :)
bu rafı da Suna'ya tahsis ettik.. doldurduk üstüne harika hazırlıklarını :)


üst sağdaki kocamaaan şekerleme dolu kavanoz çok tehlikeli :) yarıya indirdik biz onu çoktan..
aslında indirdim ehu ehu :) aynı şekilde içi dolu olan küçük kavanoza ve pembe şekerleme kovarından birine ablam el koydu .. zaten hep Suna'nın hediyelerine el koyuyor zevkleri çok tutuyor Suna'ya da söylüyorum ablam senin hediyeleri götürdü yine diye :) 
bi bileklik (ühühühü :) bi kolye,bi yüzük gitti gene Sunaaa :)

ben yine hengamede fotoğraf çekemedim.. sonradan bana kalanlar kadarıyla Suna'nın hazırlıkları hemen aşağıda ;) kendi yeni doğan yeğeni için yapmıştı bizi de unutmamış bizim içinde hazırlamış sağolsun..



ve bir Suna klasiği olarak yine getirdiği şeylerin tabaklarını / sepetlerini bana bıraktı sanki az hediye getirmiş gibi.. 


vee o güne dair bir manzarayla postumuzun sonuna geldik nihayet.. 


partimiz akşama kadar sürdü.. çok güzel bir gündü.. emeği geçen herkese sonsuz teşekkür ediyorum.. gelen arkadaşlarıma ayrıeten teşekkür ediyor ,mazeretleri dolayısıyla katılamayan arkadaşlarıma en kısa zamanda bir araya gelebilmek dileğiyle diyorum.. 

Hoşçakalın :)

Bana ulaşabileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com


*Ürünlerinizin , Çatı Katı Blog sosyal medya hesaplarında duyurulmasını isterseniz catikatiilkay@gmail.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.. 

Alexa