Bunlarda İlginizi Çekebilir :)

26 Ağustos 2016 Cuma

Önerdiğim Linkler 2 :)

Bilgisayarımın her daim tıklım tıkış olan "Sık Kullanılanlar" sekmesini temizlerken, bu post serisini hazırlama fikri ortaya çıkmıştı hani.. İşte şimdi konunun 2. yazısıyla karşınızdayım.. 

İlk postumuzda en sevdiğim polisiye dizi olan The Closer'dan bahsetmiştim.. Bir kaç oyuncu değişikliğiyle onun devamı sayılabilecek Major Crimes'tan ve yeni sezonunu beklediğimden de söz etmiştim.. Hatırlamak isteyenler buraya tık tık  ..

İşte Major Crimes'ın yeni sezon bölümleri internete düştü ve ben büyük bir keyifle seyretmeye başladım.. Ama nasıl seyretmek :) Bitecek diye ödüm kopuyor sindire sindire yavaaşş yavaaşş kendimi tuta tuta seyrediyorum.. Yoksa bir günde bitireceğim tüm bölümleri :)

Seyretmek isteyenler için linki burada : http://dizilab.com/major-crimes

Evet yine bu kıyağımı unutmuyorsunuz :) Malum tüm sezonları yayınlayan site bulmak zor demiştim.. Rica ederiim rica ederiim heheheh evet ben de sizi seviyorum :)

***

Facebook sayfalarımı ikiye ayırdım.. 

Herkese açık olan bu Facebook sayfamda : https://www.facebook.com/catikatiblog/ daha genel şeyler paylaşıyorum.. 

Kişisel profilim olan bu Facebook sayfamda : https://www.facebook.com/catikatiilkay  ise ( isteyen arkadaş ekleyebilir beni ) artık daha çok kişisel, Emin'li Rana'lı Yasin'li maceralarımı falan içeren iletilerime yer vereceğim :) 

İşte ilk olarak bahsettiğim herkese açık Facebook Sayfamda güzel, bilgilendirici yazılar paylaşmaya başladım bir kaç gündür.. Her gün de devam etmeyi planlıyorum inşallah.. Bu yazılar eşimin bana mail olarak gönderdiği güzel yazılar genelde.. İhlas personeli olduğu için onların maillerine böyle yazılar gönderiliyor o da bana yolluyordu.. Geneli Dinimiz İslam sitesinden.. Bundan bahsetmemin sebebi bu siteyi size de önereceğim..

Ben aklıma takılan dini konuları, sorularımı vs. genelde bu siteden araştırıyorum.. Mail atıyorum sormak istediğim bir şey olduğunda hemen yanıt veriyorlar.. Mesela Rana'nın ismini koyacağım zaman seçeneklerimi onlara yollamış, dini açıdan koymamda bir sakınca olmayan isimleri seçmelerini rica etmiştim.. Sakınca olmayan hatta tavsiye edilen isimler arasında Rana vardı.. Ve böylece gönül rahatlığıyla koydum kızımın ikinci ismini.. İlk ismi zaten son derece uygundu.. Ayşe Rana.. 

Sitenin adresi burası : http://www.dinimizislam.com/

***

Yaz çabuk mu bitti ya ? Ben bu yaz diğerlerine göre çok daha fazla aktiftim ve çok eğlendiğim günler oldu.. Ondan sanırım bana daha çabuk bitmiş gibi geliyor.. Daha yapacaklarım vardı bi hüzünlendim ben..

Yazları düğün sezonu yani eşimin en yoğun dönemi olması sebebiyle tatil bize hayal ama sizler henüz geç kalmış sayılmazsınız.. İndirimli tatil fırsatlarını bu linkten inceleyebilirsiniz : http://t.oned.io/27v4

***

İstanbul'un tarihi hep ilgimi çekmiştir.. Aslında tarihin tamamı.. Emin'de bana çekmiş bilenler var aranızda.. Koca koca tarih kitapları var şimdiden :) Okuyor da merakla.. Kendi doğurduğum çocuktan tarih adına bir sürü şey öğreniyorum.. Biraz daha büyüdüğünde benim en yakın arkadaşım olacağına, Allah izin verirse birlikte keşif dolu, zevkli geziler yapacağımıza eminim :) 

İstanbul'un altındaki dehlizlerde beni heyecanlandıran bir başka konu.. Geçenlerde Süleymaniye Camii'sinin altındaki dehlizlerle ilgili bu habere denk geldim : http://www.trtavaz.com.tr/haber/suleymaniye-nin-dehlizleri-kesfedilmeyi-bekliyor/0/267690

Henüz kafamın boş olduğu bir an yakalayıp okuyamadım.. Vakit olarak rahat olmalıyım sonrasında google'da dehlizlerden dehlizlere akacağım biliyorum çünkü :) Benden önce siz okuyun merakınız varsa..

***

Hangi Cesur Yeşilçam Karakteri Senin Ruh ikizin ? :)

Eğlenceli bir test.. Bana Kanlı Nigar çıktı, her anım ayrı bir çılgınmış haha :) Bakalım size kim çıkacak ? 

Linki burada : http://t.oned.io/27n7

***

Ay benim çöpten bir koltuk takımı tamamlama maceram var hani haha :) Burada bahsetmedim sanırım ama Facebook sayfamda az gülmedik, az yazışmadık bu konuda :) Uzun uzun bir yazı da yazacağım burada o konuda inşallah hem gülmeli hem bol fikirli.. Fotoğrafta topladım bir sürü.. Güzel fotoğraflarda olacak..

İşte bu konuyu bilen tatlı okuyucularımdan sevgili Ayşe, bana denk geldiği bir yazıyı yollamış geçen gün.. İlkay abla bu durumun bir ismi varmış diye.. Hatta bir akımmış : Upcycling !

Nam-ı diğer, sokaktan ev döşeme demek :) Bu derece ileriye gider miyim bilmem ama hala gözüm bizim çöpte haha :) 

İlginç yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz..

***

Çay tutkumu bilmeyen kalmadı artık.. Çayla ilgili her komik paylaşımda insanların akıllarına ben geliyorum ve kişisel Facebook sayfamda beni etiketleyerek fotoğraf paylaşıyorlar duvarımda.. Çay eşliğinde gülerek okuyorum onları :)

Benim gibi çayseverler için, İstanbul'un en güzel çay mekanlarını bir araya toplamış bir yazı geliyor : http://www.haberturk.com/yasam/haber/1242186-istanbulun-en-guzel-cay-mekanlari

Bakın bakalım hangilerine gittiniz, nereleri tavsiye edersiniz ? Veya gitmediyseniz benim gibi bir kaçını listenize ekleyeceğinize eminim :)

***

Yeme alışkanlıklarınıza göre, bilinçaltınızdakileri ortaya döken eğlenceli bir test daha :)

Benim hakkımda çıkanlar çok ilginç.. Tam beni anlatıyor : " Senin bilinçaltın yalnızca hayatın her anından keyif almak istiyor. Dış dünyanın hırsları, kıskançlıkları hiçbiri senin umrunda değil. Tüm adımlarını mutlu olmak inancıyla atıyorsun."

Valla öyle :) 

Sizin bilinçaltınız ne anlatıyormuş acaba :) Öğrenmek için tık tık : http://t.oned.io/27u9

Hoşçakalıınn :)


23 Ağustos 2016 Salı

Kahve Kokusuna Doyamayanlara :)

Mumunuzu nasıl alırdınız ? 

Kahve kokulu olsun mu ? 

Öyleyse aşağıdaki malzemelerle kendi kahveli mumunuzu hazırlayıp koklamalara doyamayın :)


Daha fazla bu tür paylaşım için ınstagram adresim : https://www.instagram.com/catikatiilkay/


Hoşçakalın :)

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Ürün Tavsiyesi / Çiçek Bakamayanlar İçin Çözüm :)

Çiçek bakamadığım artık herkesce malum :) 

Onlarca çiçeğin başını yedim ve artık saksı çiçeği almıyorum bohuu.. Halbuki çokta severim.. Her şeyi usulüne uygun yapıyorum yani çiçekçinin söylediği gibi ve söylediği kadar suluyorum.. Onun tavsiye ettiği yerlere koyuyorum.. Hatta deli gibi sürekli çiçekle konuşuyor hatta ona lütfen solma diye yalvarıyorum ama mutlak sondan kaçamıyorum :) Aşağıdakiler elimde kalan, yaşam savaşı veren çiçeklerim..

Gülmeyin.. Bakamıyoz dedik herhalde alla alla :)

Hele en sağdaki offf ne güzel bi çiçekti mor beyaz çiçekleri vardı.. Eşim son geçirdiğim grip rahatsızlığım sırasında alıp getirmişti.. 2 ayrı çiçek almıştı saksıda.. Önce ilkini çiçek olduğuna pişman ettim, ikincisi de sağdaki işte hihihi.. O uzanan dalın çiçekle alakası yok aslında.. O güzel çiçeği kurutup mevta ettikten sonra söküp attım ama baktım yanından başka bi şey yükseliyor.. Onu bi şekilde bu boya getirebildim işte :)



Gelelim o öndeki şişenin ne olduğuna..

Çiçek konusunda durumum böyleyken geçen gün sevgili Merve'nin ınstagramında gübre kullanılmış çiçeklerinin öncesi / sonrası fotoğrafını gördüm ve tam benlikmiş bu haha diye yorum yaptım :)

Merve bi ürün aldı kullandı sandım ama abisi üretiyormuş bu ürünleri Beybek Gübre kendisine aitmiş meğerse çok şaşırdım.. Sonra tabii hemen elimde bir şişe gübre buldum :)

Hemen kullanmaya başlayacağım ürün hakkında yorumlar çok güzel.. Kullananlar çok memnun okudum.. Kullanımı da çok kolay.. Benim gibi çiçek bakamayan çok okuyucum var biliyorum zaman zaman dertleşiyoruz bu konuda :) O yüzden mutlaka paylaşmalıyım bunu diye düşündüm.. Yani bu bir reklam postu değil, samimi tavsiye postlarımdan birisi..

Beybek Gübre'nin Instagram hesaplarına buradan ulaşabilir, https://www.instagram.com/beybekgubre/  öncesi / sonrası fotoğraflarını inceleyebilir, kullananların yorumlarını fotoğraf altından okuyabilirsiniz.. Her türlü sorunuz için mesaj atabilirsiniz hemen ilgileniyorlar.. 

Burası da internet siteleri http://www.beybekgubre.com.tr/ Mail adresleri ve telefonları da sitelerinde mevcut.. 

Çok heyecanlıyım.. Kullananlar çok memnun.. İlk kez gübre kullanacağım.. Denemediğim bir şey deneyeceğim için umutlu ve mutluyum.. Sanırım bir saksı çiçeği daha alacağım :)





Hoşçakalın :)

9 Ağustos 2016 Salı

Panda mı ??? :)

Geçen her zaman ki mekanımızda, ( mekan deyince daha havalı oluyor ehu ehu.. Köşedeki börekçi mi diyeydim come onn! ) bahçede oturuyoruz, Fatma'da dahil hep birlikte.. 

Ben elimdeki ev eşyaları mağazasının kataloğuna bakıyorum.. Emin'de tepemde her zaman ki gibi benle birlikte bakıyo.. Ahşap bambu ürünler sayfasına geldiğimde aramızda geçen diyalog : 

Ben : Ay bunlar çok güzel..
Emin : Bunları alamayız anne eve panda alırsak bunları yer.. Pandalar bambu yiyor 

Panda mı ??

Ben dönmüş bön bön Emin'in suratına bakarken Yasin konuya dahil olur..

Yasin : Pandalar yaş bambu yer oğlum bunlara bi şey olmaz..

Ben : ??? 
Harikasın hayatım vermiş olduğun açıklayıcı bilgi sayesinde, tek sorunumuz olan pandaların bambu yemesi konusunu da çözdüğümüze göre artık eve panda alabiliriz :) 

Çik kimiksiniz vir yi :)

***

Sıradan, aile içi sohbetlerimizden birine daha tanık oldunuz sevgili okuyucular ! Bizde absürtlük bitmez..  Yepyeni maceralarla görüşmek üzereeeee ! 

Siz bu satırları okurken ben sahil kenarında, akşam pazarında arkadaşımla incik boncuk seçiyor, keyifle alışveriş yapıyor olacağım..

Şaka şaka o dün akşamdı.. Perde atcam makineye şimdi bohuuuuuu


5 Ağustos 2016 Cuma

Belki ben asosyal değilimdir de, sizinle görüşmek istemiyorumdur.. :))

Ben acılaarr çocuğuuyuummm !

Bu postu acılar içinde yazıyorum efendim zira spora başladım hihoha ! Her şey Yasin'in ve etraftan birilerinin evden çıkmıyorsun, şunu yapmıyosun bunu yapmıyosun, kontes bu hahaha, kulesine hapsetti kendini gene, ay hiç sosyal diiiisaaannn diye vik viklerine artık dayanamamamla başladı..

Sensin sosyal diilsin ! 

Ben evimi seviyo olamaz mıyım aceba ? 
Veya belki sen pasaklısındır evde işin yoktur bu sebeple ama benim evde bi ton işim vardır misal di mi ? 
Ya da oturup senle abuk sabuk şeyler konuşmak ilgimi çekmiyordur  hıı olamaz mı ? 
Belki sosyallikten anladığımız şeyler aynı değildir bu da bi seçenek..

Ya da ben sosyalimdir senden kaçtığım için sen beni öyle görüyorsundur belkim ?

Hıh !

Allah'ım anlatamıyorum insanlara. Pardon da zırt pırt dışarı çıkınca noluyo ?  Ben sevmediğim insanlarla gezmeyi sevmiyorum arkedeş.. 
Cümlemin tatlığı : Sevmediğim insanları sevmiyorum hihih :) 

Yalnız gezmeyi de sevmiyorum.
Amaçsız gezmeyi de sevmiyorum..
Gıcık mıyım ? 
Yok canım ! 
Sensin gıcık !

Yasin'le bu konuda sürekli bi didişme halindeyiz : Aşkım çıksana dışarı al çocukları, ben sana vakit ayıramayınca evde kalıyosun ben üzülüyorum bla bla bla..

Yalan :) 

Ne üzülcek !

Ben çok evde kalınca ona sarıyorum geliyolar bana soldan soldan ondan beni hep bi dışarı atma derdinde.. 
Her seferinde aynı tonlamayla aynı şeyi söylüyorum ben buna : Nereye gidiim Yasin ? Hayır yani çevrem avm'ler, cafeler falan filan dolu da ben mi gitmiyorum ??? Hayır nereye gidiimm ? 

Yasin :  E aşkım sahil..
Ben : Sakın ! Sakın bana sahil deme böğğğğ geldi bana sahilden Yasin

Şimdi kimse beni ayıplamasın hihi çok şükür tabii ne güzel sahilimiz gölümüz var da arkadaş ben 35 senedir bu gölü görüyorum.. 
Benim doğduğum ev şu an oturduğum evden 3 sokak ilerde, 
doğduğum diyorum bakın..

Ben ilkokulda sıramdan kafamı çevirdiğimde gölü görüyodum,
parka gidiyoduk gölün dibinde,
burdan nereye gitsek trene biniyorduk gölün dibinden, 
ortaokula başladım gene gölü görüyorum oturduğum yerden,
liseye başladım gene trene biniyorum gölün dibinden,
evlendim kendi eksenimde döndüm dolaştım gene buraya geldim,
oğlum okula gidiyo benim okuduğum okula gölün dibinde, 
şimdi başka okula gidicek haha evet o da gölün dibinde,
kızım anaokuluna başlıycak ay eveeettt bildiniz gölün dibinde :)
sabah kalkıyorum gölü görüyorum,
akşam yatıyorum gölü görüyorum,
sofra bezi silkelerken bile gölü görüyorum...

Çocukları parka götürüyoruz, piknik yapıyoruz falan evet evet gene gölün dibinde afsldkfdlfkg :)

Hayır Allam yanlış anlama burdan gitcez diye de ödüm kopuyo ama yani habire sahile git sahile git dediler mi bi de sahile gezmeye gitmeye üşeniyorum yani onu anlatıyorum :) Niye gidiim ben şimdi sahile her gün her gün.

Ayrıca ben buraya taşındım treni söktüler ! Bahtsızım ben yaa.. Ayrıca minibüslerde falan hep başıma bi şe geliyo otobüs desen en son bindiğimde otobüsü taşladılar hatırlamıyo musun ? 

Yasin :  E normal zaten sen ko... 
Ben : Sus ! O cümleyi tamamlama ! Kontes diilim ben !

Ayrıca istemiyorum ya ! Benim senle gezmek hoşuma gidiyo napcam ben yalnız istemiyorum !

Bu böyle deyince bi havalanıyodu :)


****

TABİİ BU GÜNLER ÇOOOK GERİDE KALDI..

Bak bak bundan sonrasını dinleyin çok keyifli hahaha :)

Bi gün hööytt yetti bea dedim ! Önce 9 sene önce bi triplerle küsüştüğüm arkadaşımla barıştım.. 
Allah'ım o günden beri yaldır yaldır geziyoruz biz arkadaşımla :))

Yasin ilk günler çok mutluydu Yeşim Allah razı olsun senden hahaha falan diyodu yani aldın bunu benim başımdan der gibi.. Şimdiler de nası bozuluyo onsuz başkasıyla eğleniyorum diye anlatamam.. Şaka şaka anlatcam birazdan :)

Yeşim çok hareketli evde durmaz ülkenin öbür ucuna çağır mesela gelir.. Hiç hayır demez sana seni seviyorsa ve hiç üşenmez pat diye de hazır olur.. Onda olmaz diye bi şey yoktur her şey olabilir ve her şeyi yapabilir.. Ve çok fazla yürür :) Taa 8-10 sene önce dükkanları vardı ben gidiyordum oraya taa ordan eve yürüyorduk.. 2 semt var arada.. 

Şimdi yaldır yaldır gezdiğimiz gibi her yere de yürüyoruz :) İlk günler ayaklar su topladı benim.. Sonra açıldı.. İlk günler belim kopuyodu şimdi az daha yürüyelim yaa modundayım..
Yalnız topuklu ayakkabısız bakkala çıkmayan ben, kutusundan bile çıkarılmamış tüm düz ayakkabıları dizdim dolaba.. Topuklu giymeyi unuttum kaç zamandır.. 

İşte şimdi pat Yeşim beni çağırıyo lik lik lik ben koşuyorum, pat ben onu çağırıyorum Cennet'teyim gelsene diye koştur koştur o geliyo, sonra yürü yürü yürüüü.. Çocuklar babaannesindeyken hele gece 11'lere kadar dışarılardayız biz..   Hiç harcamadığım kadar para harcamaya, hiç yapmadığım kadar alışveriş yapmaya başladım haha.. Hiç dikkatimi çekmemiş mağazalar, cafeler keşfettim..
Yalnız hala aynı çemberin içinde dönüyoruz :) Yeşim'de benim gibi bura doğumlu bizim buralardayız hala bi dışarı çıkamadık.. Bir kaç haftaya yaz bitmeden bi Adalar planımız var bakalım..

İşte Yasin bendeki bu değişimi şaşkın gözlerle takip ediyodu bi süredir.. Sonra dedim ki ben spora başlıycam.. Güldü bu iyi hadi bakalım dedi :)

Kayıt ettirdi beni.. İşte gittik spor kıyafetler falan aldık ama Yasincim de hep bi yandan yandan gülmeler mevcut.. Anlamadım ben neyse başladım spora ilk gün Yasin bıraktı.. Ama ben yüriycem dedim bi kere spora arabayla gitmek çok mantıksız geldi :) Km tuttuk bakalım evden kaç km spor salonu diye.. 3 km tuttu.. Hatta küsüratı da var düz hesap kafadan bi 6.5 km yürümüş olacağım yani gidiş geliş.. 

Bu kapı önünde bebesini bekleyen ebeveynler gibi bekledi beni çıkana kadar.. Neyse yolda hep gülüyo ama yürüycen ha diye..

Sonraki seans kendim gittim yürüyerek.. Baya da kolay oldu.. Spor maceralarımı ayrı bi postta anlatıciimm ben Yasin'e geçeyim..

Bir gittim, iki gittim ben bu bi garip davranmaya başladı.. Geliyorum spordan surat asıyo.. Surat asıyosun diyorum yok ya ne suratı diyo falan.. Bi gün tam da banyoda içerden boru patlamış banyoyu kırıyor ustalar ortalık batmış geldim spordan bana kapıyı usta açtı afsldfldfg :)
Evi gördüm geldiler bana zaten bi de baktım Yasin'de surat 5 karış gene.. Sıkıştırdım bunu mutfakta valla dedim bak olay çıkarcam şimdi ustaların aynında surat asıyosun sen noluyo çocukları bırakıyorum sana diye mi trip yapıyosun !

Sonra döküldü :) 
Ben ilk defa onsuz bi şey yapıyormuşum.. O hiç inanmıyomuş benim yalnız başıma gidebileceğime devam etmem sanıyormuş öylesine yazdırmış beni. Arabasız nasıl gidiyormuşum ben ? Çokta mutluymuşum Yeşim'le gezerken hiç arayıp sormuyor muşum falan filan..

Sen kıskanıyosuun beniiiğğğğ !

Evet dedi yarım ağız ama hahah ben bastım kahkahayı :)
Noooldu ? 
Nollduu? Hani kontestim hani evden çıkmıyodum az yalnız bi şeyler yapaydım noooldu ?
come ooonn ! 

Gidiyorum geliyorum hala çok pis bozuluyo :))

***

Sonra benim bu etrafımda hiç bi şey yok serzenişlerimi duydu galiba belediye, bir saldırdılar buraya Allah Allah !
Sökülen trenin yerine bi şeyler yapılıyo, marmaray, havaray, uçakray.. Şaka şaka uçakrayı ben uydurdum :) Bi o kaldı ama onu da yaparlar yakında..

Sonra arkamda inşaaat, yan tarafımda inşaat, süs havuzları cafeler mafeler bi bişeyler.. Bi hızlandırdılar bu ara her dışarı çıkmamda bi şey yükseliyo etraftan.. Geçen gene Yeşim'lere gidiyorum haha bi baktım çelik bi şey yükselmiş yukarda o ne be ? oldum.. 
Uzağı da göremiyorum ya yazık, bi şeye de benzetemedim meraktan ölüyorum yakından bakamadım diye.. Yarın keşfetmeyi planlıyorum.. 

Ay bi de kedi evi keşfettim spora gidip gelirken onu da ne ara kondurdular oraya bilmiyorum.. Minnak minnak kediler var bir sürü yeşillik alanda belediye ev yapmış onlara tabelada var kediler aşılanıyorlar diye.. Çocuklar geliyo yiyecek veriyorlar onlara falan.. Ben de götürücem çocukları hafta sonu kedi sevicez :)

Velhasıl şu inşaatlarda bitsin etraftaki göstercem ben kontesi millete :)

Yani belki ben asosyal değilimdir de, sizinle görüşmek istemiyorumdur..

Vurduuuu ve gool olduuuu ! Hahahhaha

Hoşçakalın :)

*Yemeğim yok yalnız benim hala kahkaham suratımda dondu şu an.. Kaçtıımmm byyy


30 Temmuz 2016 Cumartesi

Her Telden Bol Fotoğraflı Karışık Post 26 :)

 Kafam bozuk olunca eve sarıyorum malum :) Dolap içi düzenleme de en işe yarayan terapi yöntemlerimden.. Geçen mutfağa el attım.. Sildim düzenledim eksik çıkardım.. Bu, görünen kısmı tabii, tek fotoğrafı olan raf.. Saatler sürdü tamamı.. Ama epey ferahlamıştım..

Şu saklama kaplarımdan çok memnun, ama bir takım daha almadığıma çok pişmanım.. Direk dökebiliyor, kapak falan açmakla uğraşmıyorsun.. Misal çay tiryakisi olarak sürekli şekerliğe şeker doldurduğum göz önünde bulundurulursa tam bana göre :)



***

Eşim temizlik robotu ve su arıtma ofisinin yanı sıra düğün fotoğrafçısı malum.. Yazın özellikle :) 
Beğendiği ikramlıklar olunca bana da getiriyor.. Geçtiğimiz günlerde çalıştığı otelde yapılan bir kına gecesi hediyelikleri bunlar.. Çok şıklar.. Fikir olsun..

Emin'in sünneti için ben de bi kenarına yazdım aklımın.. Kırmızı kutunun içinde kilitli poşet içerisinde kuruyemişler vardı.. Altın sarısı paketin içinde de çayımın yanında gördüğünüz badem şekerleri..
Süslü şişelerde ise kolonya ve kına var.. 


***

Paketli abur cuburları hayatımızdan çıkarmaya çalışıyoruz başarabildiğimiz kadarıyla.. Mutfakta daha çok vakit geçirir, çocukların ilgisini çekecek şeylere daha çok yönelir oldum.. Bu kalpli kalıpları, aslında tek kalıp bu 6'sı tek bir kalıp üzerinde.. Tek tek değil.. Tarif edene kadar bi fotoğraf çekseydim bari :) Neyse bi daha ki sefere artık.. 
İşte bu kalıbı görünce çok beğendim.. Çocukların çok sevdiği irmik tatlısını kalıplarla yaptım bu kez.. 
Kalıptan çıkarınca kalan boşluklar yüzünden tepemde bi ampul yandı :) Çikolata sosu veya marmelat dökeceğim içlerine bir daha.. Hele kakaolu kek yapıp üzerine çikolata sosu dökünce offf diyor ve konu değiştiriyorum zira yeni başladığım plates yüzünden ağrıyan karın kaslarım dolayısıyla bu tür konuları fazla uzatmama kararı aldım :)

Ben yapacağım çocuklar yiyecek.. Ben yemeyeceğim yemeyeceğiiiiiğğğmmm ! Geberiyoruz burda spor yapcaz diye !


***

Bu tür bir ayakkabı arıyorum.. Baştaki gibi.. Aslında tam olarak bu değil çünkü bu olsaydı gider alırdım ehi ehi :) 
Deichmann'da gördüm bunu.. Benim istediğim bu tarz ama daha uzun topuklusu.. Bu beni kesmez :)

Gören bana bi ıslık çalabilir mi acabağ ? Hemen o tarafa bakarım :)


***

Yeni bir dolap boşaltmaca dalgası başlıyor demiştim günler önce.. Bi el atabilirsem başlayacak yani :)
Bu bir öngösterim olsun, bilgileriyle birlikte Çatı Katı Dolap Boşaltmaca hesabımda olacaklar.. Baştaki tunikleri ekledim gerçi.. Hesabıma buradan ulaşabilirsiniz : ( https://www.instagram.com/catikatidolapbosaltmaca/ )



***

1,5 yaşına kadar neredeyse kel olan kızımın saçları artık beline kadar gelmişti :) Üstelik uç kısımları bebeklik saçları olduğu için incecikti ve komik görünüyordu.. Kendisi Rapunzel olacağım kestirmeeemm diye tuttursa da güzel durmadığını söyleyip ikna ettik..

Ve bir makas darbesiyle bebeklik saçlarımıza veda ettik.. Tabii annesi arada çıkarıp sevmek üzere  fiyonklayıp sakladı kuzusunun saçlarını.. 


***

Dedim ya daha çok mutfaktayım artık ev yapımı abur cuburlara ağırlık verdik diye, bu da her zaman yaptığım çikolata parçaçıklı muffin kekti.. 
Yine yeni bir kalıp almıştım ve onu deniyordum :) Bu ara paraları kalıplara döküyorum nihoha

Her zaman markette satılan çikolata parçaçıklarını kullanıyordum bu sefer beyaz çikolataya olan düşkünlüğüm yüzünden beyaz çikolatalı denedim.. Bir paket çikolatayı rendeleyip kekin içine kattım..

Bu fotoğrafı çok güzel oldu deneyin demek için çekmiştim ama hiç güzel olmadı haha :) Yani hiç bi şey farketmedi beyaz çikolata tadı almadık. Uğraşmayın diye yazıyorum şimdi.. Marketten çikolata parçası alın :) Isıya dayanıklı ya onlar daha güzel oluyor.. 

Keşke o çikolata parçacıklarının beyaz çikolatalı olanlarını da yapsalar.. Yoksa var mı ? :)


***

Denize gittik geçen gün.. Öncesinde kızıma mayo arayışlarımda artık cinnet noktasına gelmişken aşağıdaki mayoyu buldum aldım artık DeFacto'dan.. 

Şöyle etekli fırfırlı sade bir çocuk mayosu olmaz mı hiç ? Yok !
İlla el kadar bikinilerle kadın gibi gezmek zorunda mı parmak kadar çocuklar.. O bikini üstleri de zaten durması gerektiği gibi durmuyor bi sakil görüntüler falan.. Nasıl dursun ?  Çocukta onun içini dolduracak şey yok tabii..

Bu konuda çok gıcığımdır :)

Yasin benden daha gıcıktır.. Mayo alımı esnasında homurdanmaktan morardı resmen haha :) Bu mayoyu aldım kabine girdim ben ikide bir de dışardan söyleniyo şort uzatıyo habire şunu da deneyin bunu da alalım şortsuz gezdirmem diye :) Verdiği şortlarda desenli desenli.. Zaten mayo desenli olmaz bunlar diyorum yok anlamıyo yahu bana bırak dedim ben kombinledim bile bunu.. Beyaz beli pembe tüllü bir şortu var onu giydireceğim.. Sakinleşti neyse..

Çalışan kızla da sürtüştü iki dakkada kız diyor bebek o daha.. Gözlerini devire devire " senin baktığın gözle bakmayanlar var pedofili diye bi şey duydun mu ? !" diye çemkirdi kıza dedim şimdi olay çıkacak..
Yasin'e kızıyla ilgili bi şey demeyeceksin.. Karışmayacaksın canavarlaşıyor.. Dikkat çeken bi tipi var kızının diye çok mutsuz :)

Gülerek anlatıyorum hali komikti ama bakmayın  2 gecedir uyku uyumuyorum yine en son duyduğumuz 4 yaşındaki kız çocuğunun başına gelen pedofilik vaka yüzünden.. Elim ayağım titriyor hatırlayınca.. Neyse girmeyeceğim şimdi.. 

Oğlumun denizin dibinden çıkardığı kumlar :) Kalp şeklinde tuttuğunu farketmiş hemen ölümsüzleştirdik bu anı.. 



***

Dantel örmeye sardım bu ara.. Malum ülke gündemi yüzünden ben de çok zor günler geçirdim.. Bilgisayar başında da çok kişiyle çarpıştım, vatan hainlerinden bolca küfür yedim baktım şirazem kaydı ben de karşılık vermeye, küfür falan etmeye başladım kızım dur dedim kayıyorsun.. 

En azından bilgisayar başından biraz uzak kalma amacıyla başladım dantel yapmaya deli gibi örüyorum şimdi.. İşlerimi bitirsem de örsem diye sabırsızlanıyorum.. 
Bir sürü ip aldım.. Bu pembe olan bitti.. Şimdi su yeşili simli olanı örüyorum.. Koltuklarıma uydu..

Instagram'da paylaşacağım bittikçe.. Buradan ulaşabilirsiniz : https://www.instagram.com/catikatiilkay/



Görüşmek üzere :)


21 Temmuz 2016 Perşembe

Ürün Tavsiyesi / Burun çevresi Siyah Noktalar İçin Çözüm



Bim'de satılan burun bantlarının methini duymuştum.. Bugün de görünce bi alıp deneyeyim dedim.. 

Gerçekten methedildiği kadar varmış.. Ki ben cilt temizliğinde iddialıyımdır .. Sabah akşam temizlerim cildimi.. Ona rağmen gözle görülür sonuç aldım.. 

Haftada en fazla 2 kez kullanılması tevsiye ediliyor.. Ben ayda bir falan kullanacağım..

Kullanışı da oldukça basit.. Hiç kullanmamış olanlar için kısaca bahsetmek gerekirse, burnunuzu ıslatıyorsunuz, bantı yapıştırıp hava kabarcıkları kalmaması için iyice bastırıp 15 dakika bekletiyorsunuz.. O kuruyup sertleşiyor.. Sonra kenarından yavaş yavaş kaldırırıyorsunuz.

Çok kuruduysa bant, çıkarken hem acır hem cildinizi tahriş eder.. Biraz üstten ıslatıp çıkardım ben baktım acıyacak gibi.. Öyle yapınca problemsiz çıktı.. 

Tavsiye ederim.. 4.5 TL civarı fiyatı.. Kutusunda 6 adet bant var..

Sevgilerimle :)


14 Temmuz 2016 Perşembe

Pokemon Go Saçmalığı



Kadına şiddet / Kadın cinayetleri

Pedofili ( Bebek ve çocuklara duyulan cinsel istek, sapkınlık ),

Tecavüz edilip edilip öldürülen bebekler, çocuklar

Kaçırılmış, onlarca nerde olduğu belli olmayan çocuk 
( Aslında belli çok acı ki mutlaka bir üst maddeye maruz kaldılar bir yerlere atıldı veya gömüldüler ),

10'lu yaşlarda evlilik adı altında satılan küçücük bedenler 
( Çocuk gelin demeyin.. Gelin güzel bir şey.. Çocuk gelin değil ),

Adalet sistemindeki çarpıklıklar, 
( Misal bundan 7 yıl önce 15 yaşındayken ( Şunu özellikle ilave etmeliyim İNTERNETTE TANIŞTIĞI 3 kişi tarafından kaçırılıp ), eroin verilen, sabaha kadar 3 kişi tarafından defalarca tecavüz edilen, bütün bunlar yetmezmiş gibi AĞZI, BURNU ve GÖĞÜS KAFESİ KIRILAN, henüz gelişme aşamasındaki bedeni tüm bunlara maruz kalmayı kaldıramadığından ölen ve çöpmüş gibi bir bavul içinde bi tarafa atılan, üzerinde 3 ayrı erkeğin vücut sıvısı bulunmasına rağmen otopsisi doğru düzgün yapılmayan, darp edilmiş olması göz ardı edilip ölüm sebebi belli değil raporu verilen, hayat kadını sanılıp ardına düşülme gereği duyulmayan ( hayat kadınıysan sana istediklerini yapabilirler yani )  kimsesizler mezarlığına gömülüp, sorun olan küçük bedeni ortadan kaldırılan bir kız çocuğu.. 

Failleri bulunan, İTİRAF DAHİ ETMELERİNE RAĞMEN sözde delil yetersizliği sebebiyle tutuklanmayan 7 yıl boyunca ellerini kollarını sallayarak gezen insan müsvetteleri..

Cevval bir kadın avukat ve cevval bir ablanın 7 senelik mücadelesi sonunda daha dün tutuklandılar..

Artan terör olayları, şehit olan evlatlar, eşler, çocuklar, yeğenler, anneler, babalar birileri için çok önemli, kaybettiklerinde hayatlarının bittiği insanlar,

Suriye'lileri isteyenler / istemeyenler.. Birbirine girmiş bir sürü insan...

Bir araya gelip sesimizi duyurmamız gereken onlarca sorunumuz varken güzel ülkemin güzide insanları Pokemon kovalıyor.. 

Gelin toplanalım, tüm bunlar ve daha fazlası için bi yürüyüş yapalım bi şey yapalım desen 3-5 kişi ancak toplarsın.. Ama nerde gereksiz, manasız boş bir iş varsa insanımız orada..

Aç bir kitap oku desen mırın kırın edecek koca koca insanlar ellerinde akıllı telefon Pokemon peşinde koşuyor..

İnternet yeterince sorun çıkarmamış, insanlar klavye arkasında olmanın getirdiği rahatlıkla normalde yüz yüze dahi gelemeyeceği, suratına karşı bir şey söyleyemeyeceği insanlara yorumlarda fütursuzca hakaret, küfür, aşağılamada bulunmamış, internet iletişimi gitgide çirkinleşmemiş, yeterince bağımlı insan ( ben dahil ) oluşturmamış gibi bir de yepyeni bir bağımlılığımız oldu.. Pokemon !

Şu an Pokemon Go çılgınlığını, nasıl indiriliri, nasıl oynanırı okurken, telefondan kalkmayan kafalar, oyun yüzünden çıldırmış insanlar yüzünden yakın gelecekte en başta trafik kazaları, karşıdan karşıya geçerken veya yürürken sağa sola bakmak yerine telefon ekranına bakıldığı için düşüp yaralanmalar,  gece yarısı ıssız alanlarda pokemon kovalarken başa gelebilecek olan gasp, taciz olayları, ve en kötüsü terör olayları olmak üzere bir sürü olumsuz haber okuyacağız.. 

Onlarca insan kafalar telefonda, olmadık yerlerde ( Camii, opera binası gibi normalde uğranılmayan yerlerin Pokemon için ziyaret edilmesi de ayrı bir acı ) öbek öbek toplanıp oyun oynarken çok komik görünüyorsunuz.. 
Bilmiyorum belki geri kafalıyım ama bu kadar coşmamak lazım.. Pokemonlar taso üzerindeyken güzeldi..  Şuna harcanan zamanı, zekayı başka şeylere yönlendirmek lazım..

 Al sana çocuğunu korumak için bir sıkıntı daha..

Bir madde daha ekleyeyim bundan bahsetmişken : İnternette çocukları ağına düşürmek isteyen sapıklara ellerini ovuşturarak, sevinerek karşılayacakları bir yöntem daha : 

- Sana nadir bulunan bir Pokemon vereceğim çocuğum
-Çok sevindim amcacım
- Ama önce bilmem nerenin fotoğrafını çek yolla bana tamam mı ? 

!!!!

***

Hadİ gidip biraz kitap okuyalım.. 

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Neden Kansersin ?


Hayatımı sadeleştirmeye daha doğal yaşamaya başladım yaşım ilerledikçe.. En azından çabalıyorum bunu yapmak için :) 
Burdaki bazı maddeleri zaten uygulamaya başlamıştım.. Ağır bağımlı olduğum halde kolayı ( ve tüm gazlı içecekleri ) bırakmak, bulaşık makinesine parlatıcı yerine sirke koymak, cep telefonu kullanmamak, fast food yememek, kışın kombi yakmamak gibi..

Daha çok maddeyi uygulayabilmek istiyorum zira gerçekten zehirleniyoruz.. Kanser olmamamıza ne derece faydası olur bilinmez, olacağımız varsa oluyoruz ama en azından gün içinde daha sağlıklı olabiliriz.. Zira ben ne zaman çamaşır suyu kullansam veya diğer deterjanlarla hummalı bir temizlik yapsam resmen zehirlendiğimi hissediyor, akşamına hasta oluyorum.. 
Aynı şey kışın kombi yaktığımızda da oluyor.. Ben ve pek çok özelliğiyle bana çekmiş olan oğlum kombi yüzünden rahatsız oluyoruz.. Ona göre giyiniyor ve son iki yıldır odalarımızda petek yakmıyor, son derece rahat uyuyoruz.. Üstelik paradan da tasarruf etmiş oluyoruz.. Oğlumun krup dolayısıyla öksürükten tıkanmaları da kombi kullanmamak sayesinde kayboldu.. Oda nemlendiricisi de kullanmıyoruz bu sayede.. 

Yani bunlar üzerine düşünülmesi gereken maddeler.. Mutlaka okuyun.. Hatta önerileriniz varsa yazabilirsiniz de.. 

Sevgiler :)

Dr. Joseph Erdem / Alıntıdır.. 

* Hayatında hep şeker oldu. Çayı, kahveyi şekersiz içmedin. Kahvaltıya reçelsiz ve krem çikolatasız oturmadın. Beyaz pirinç ve ekmeğin şeker olduğunu unuttun. İçinde yüksek oranda fruktoz bulunan meyveleri kiloyla yedin. İçinde glukoz ve aspartam olan ürünler tükettin. Kolanın ve gazlı içeceklerin şeker ve zehir karışımı olduğunu bile bile içtin. Önce insülin direncin başladı sonra şeker hastası oldun 150 kilo oldun ama durmadın.


*Palm yağı, ayçiçek yağı, mısır özü yağı, margarin ve trans yağ içeren ürünleri kullandın. Tereyağı ve zeytinyağı tüketmedin ki organlarından biri iflas edene kadar bunları yedin.



*Paketlenmiş hazır sıvı ve katı tüm ürünlerdeki koruyucu kimyasalların seni kanser edeceğini önemsemedin. Salçanı, makarnanı, turşunu hatta, limonu sıkıp limon suyunu bile kendin yapmadın. Hazır almak kolayına geldi. Pazardan nohutunu, fasülyeni bile almadın, bunları konserve satın almak yemek basitti.



*İnsanlar 4000 yıldır misfak vb doğal malzemelerle diş fırçalarken sen gittin 35 açılı sentetik diş fırçasını ağzına soktun. O da yetmedi; bildiğimiz çamaşır deterjanının şeker ve naneyle karıştırılmış şekli olan diş macunu ile hayat boyu diş fırçaladın ve bunun bir kısmını yuttuğunu göz ardı ettin. Bal ve karbonatın dişlerini tartarlardan bile temizlediğini bilmedin ve dişleri de o macunlarla çürüttün.



*Çamaşır deterjanının ve yumuşatıcının vücut ısısı ile deri tarafından emildiğini ve deri kanserinin en büyük nedeni olduğunu umursamadın. Çamaşırlarını borax ve karbonat karışımı ile yıkayıp yumuşatıcı gözüne elma sirkesi koyarak muhteşem bir temizlik elde edeceğini umursamadın.



*Bulaşık makinesine deterjan ve parlatıcı koyduğunda, o deterjanı ve parlatıcıyı yediğini fark etmedin. Deterjan yerine karbonat, parlatıcı yerine sirke koyarak hem sağlıklı hem de tertemiz bulaşıkların olacağını önemsemedin.



*Evde basitce kostik ve zeytin yağını karıştırıp kalıplara dökmek ve kendi doğal sabununu yapmak dururken, gidip içerisinde bin tane kimyasal zehir olan o sabunlarla her sabah yüzünü bedenini yıkadın. Her gün bu dahada iyi diye pazarlanan o şampuan zehirleriyle saçını yıkadın.



*Evini arap sabunu gibi doğal yağlarla üretilmiş bir sabun yerine,temiz olsun diye çamaşır suyuyla sildin. O su buharlaştıkça soludun akciğer kanseri oldun.



* Karıncaları, böcekleri, sinekleri; limon karbonat fesleğen acı biber vb doğal yollarla evinden uzak tutmadın. Bastın böcek zehrini, o ağır kimyasalları temizlesen bile gitmezi unuttun. Soludun ve eşyaların üzerinden ellerinle ağzına soktun. (o kadar kandırıldın ki, böcek zehrine neden böcek ilacı dendiğini bile sormadın)



*Yaşamını mahveden büyük şehirde egzost solumaya ve araba kullanmaya devam ettin.



*Resmen radyoaktif olan cep telefonunu kulağına 2 saat yapıştırdın. Radyoaktif olan wifi vericisini evin içine soktun, radyoaktif olan alıcı bilgisayarı da kucağından indirmedin.



*Doğal beslenmeyen hayvanları, sebzeleri, meyveleri ve tahılları yedin. Ve adına da "doğal beslenme" dedin.



*Yiyeceklerini cam ve toprak kaplarda saklamak ve pişirmek yerine çelik ve bilmediğin kaplamalar kaplı kaplarda pişirdin yedin. En önemlisi mutfağının her yerine plastik, teflon ve alüminyum soktun ve çizildikçe onları yediğini unuttun.



*Denize lağım ve fabrika atıkları boşaltırken o denizden çıkan balığı yedin, midyeleri yedin.



*Fastfood un her aşamasının zehir ve ölümcül olduğu bas bas bağırılırken sen tepsi kadar pizzaları götürüyordun, 3 katlı burgerleri yuvarlıyordun.



*Evine naylon torba, naylon kıyafet, sentetik ayakkabılar terlikler soktun. Kıyafetlerinde sadece pamuk, bambu lifi, keten tercih etmedin.



*Sobayı attın evine klima soktun.



*Toprağa dokunmuyor ve stresten gülümsemeyi unutuyorsun.

12 Temmuz 2016 Salı

Yürüyen Mandallar :)

Bir kaç günlük manasız keyifsizlikten ve hapşurmaktan içim çıktıktan sonra dün gece nihayet yatağa düştüm ateşim çıktı.. Alerji sahibi olmakta zor.. Alerji atağı mı geçiriyorum hasta mı oluyorum çözemiyor insan.. Alerji atağı değilmiş :) Zira öyle olunca bir alerji ilacıyla çözüyorsun durumu.. Belli ki temmuzun ortasında hasta olmayı becerebilen üstün yetenekli insanlardanmışım..

Ama postun konusu olan işin size keyifli bana işkenceli kısmı ateşlenmiş olmam :)

Dün belli bi saatten sonra elim ayağım titremeye başlayınca vurup kafayı yattım.. E tabii ördek ailesiyiz biz daima dip dibe.. Tek başına yatağında yatmak ne mümkün. Önce Rana sonra Emin yanımda belirdiler.. Sizin yatakta yatalım diye tutturdular.. 

Neyse ki Yasin yukarda uyudu.. Daha önce dörtlü uyuduğumuz, daha doğrusu üçü horlarken benim sabaha kadar üstümden kol, bacak toplayıp tavan seyretmişliğim vardı.. Bu kez öyle olmadı ama hem hastayım hem yataktan düştüm düşücem çocuklar resmen üstümde yatıyo.. Kalkıp yataklarına yatırıcam.. Yok kolumu kaldıracak halim yok.. 

Bi kaç kez Yasin'i çağırayım dedim Yaseennn şeklinde cılız bir ses çıkabildi zavallı ponçik bedenimden.. Bizim evi anlamak için iki tane üst üste dikdörtgen düşünün.. Biz alt dikdörtgenin en sağındayız.. Yasin üst dikdörtgenin en solunda uyuyor nasıl duysun ? :)
Eskiden şu an oturma odası olan Yasin'in uyuduğu oda çocuk odasıydı.. Çocuklar çok gürültü yapınca yatak odasındayken bi hışımla çıkıyordum fırça atmaya, yolun yarısında sinirlerim geçiyordu haha o kadar bi mesafe var aramızda..

Bi de bu mesafe yüzünden evin içinde mesajlaşıyoruz bazen :) Ya bi mesaj atayım bari Yasin'e diye düşündüm ipad çok uzağımdaydı onu da almayı başaramadım elim kolum hiç kalkmıyo. 

Böyle içten içe bir savaş verirken sızmışım.. Zaten buhranlar içindeki bünyem bi de çocuklar tarafından sıkıştırılınca kabuslar kaçınılmaz oldu :)

Neler geldi başıma neler.. Eskiden ateşlenince rahmetli annem gelirdi yanıma iki korkardım korkma falan derdi geçerdi başka bi şey olmazdı.. Bu kez annem gelmediği gibi başıma neler geldi. Ah pardon annem geldi.. Ama mandal olarak.. Afsdjdjf evet doğru yazdım :) 

Dün ne gördüysem ne seyrettiysem abidik gubidik bir şekilde sahaba kadar onlarla uğraştım.. Rana arkadaşımın yeğenleriyle mandallarla oynayıp onları birbirine takarak bir şeyler yapıyordu.. Bu kare bilinç altımda kalmış olmalı ki rüyamda etrafımda yürüyen mandallar vardı ve onlardan biri annemdi :)
Birbirine kenetlenmiş etrafımda dolaşan mandallar sürüsünden siyah beyazlı olan mandalları, elime alıp "annem bu bu annem benim ! Kim bu hale getirdi onu!" diye bağırınıyordum :) Siyah beyaz olmasının sebebini de arkadaşımla mayo bakarken ayılıp bayıldığım siyah beyaz desenli bir mayoya bağlıyorum.. O kare kalmış bilinç altımda..

Kafama silah mı dayamadılar, çocukları mı kaçırmaya çalışmadılar, bi ara tekerlekli sandalyeyle hırsızlardan kaçmaya çalışıyordum.. Arkamda Rana önümde Emin oturur vaziyette.. Neler neler.. Dün yine su altında çekilmiş bir fotoğrafa bakmıştım. Kendimi su altında buldum.. O kısmını çok hatırlamıyorum ama birebir o karenin içindeydim :)

Bana saatlerce gelen bir zaman dilimi içerisinde saçma sapan bir sürü şeyle boğuştum. Öyle ilginç ki bilincim açık ve uyanmam gerek diyorum defalarca uğraşmama rağmen kendimi bir türlü uyandıramadım.. 
Defalarca o yataktan kalkıp Yasin'e ulaşmak için merdivenleri resmen tırmandım. Yürümüyor sürünüyordum merdivenlerde Yasin'e ulaşabilmek için ama her seferinde yine uykuda olduğumu farkedip uyanamamışım ki diye hüsrana uğradım..

Yine dün bir video izlemiştim.. Güzel bir kadın bir süre sonra canavara dönüşüyordu ekranda.. Sonra yine eski güzel haline dönüyordu.. O da bilinç altıma işlemiş olacak ki merdiveni tırmanmalarım esnasında yüzüme felç geçiriyormuşum gibi bir şeyler oluyordu.. O sırada kendimi aynada gördüm korkunçtu sonra aynı videodaki gibi geçiyordu.. Bu esnada gerçekte de ağzımı yüzümü oynattığımı farkediyor bir türlü uyanamıyordum.. 

Rana'nın ayakları ağzıma yüzüme geliyor elimle tutuyorum en azından onu uyandırmaya çalışıyorum ki beni uyandırsın ama evet tutuyorum sanıp tutmuyorum ayağını aslında..

Rana'nın ameliyatı ve böbreğini %70 oranında kaybetmesini kolay atlatamamamızdan mütevellit her ikimizde psikolağa gidiyor, ikişer ikişer ilaç yutuyoruz Yasin'le.. Bundan dolayı evde bolca depresyon hapı var.. Ya ben fazla ilaç mı aldım yanlış bi şey mi içtim ne oluyor bana.. Bunların hepsi rüyamda bilinçli şekilde düşündüğüm ama hala kendimi uyandıramadığım anlardı.. 

Başka başka yerlerde buldum her seferinde kendimi.. Şurda anlattıklarım yüzde biri bile değil çektiklerimin :)

En sonunda başardım ama resmen bedenim normalin 10 katı ağırlıktaydı.. Önce Emin'i dürttüm babanı çağır diyeceğim uyanmadı.. Beynimle cebelleşerek uyanacağım diye inatlaşarak kendimi resmen yataktan kazıdım.. Aynı rüyamdaki gibi doğru düzgün yürüyemeden ayaklarımı sürükleye sürükleye odadan çıkmaya çalıştım ama hala resmen halüsinasyon görüyorum.. 

Önce yerdeki siyah parmak arası terliklerimden ürküp sıçradım.. Sonra karşımdaki siyah karaltının vantilatör olduğunu anlamam epey bi kalp çarpıntısından sonra mümkün oldu.. Zaten uykulu halde kalktığımda gözlerimin bozuk olmasından dolayı yüzümü yıkayana kadar hiç bi şey göremiyorum karşımda biri dikiliyor ve ben yine  uyanamadım sandım.. Duvarlara tutuna tutuna mutfağa ulaşabildim.. Yere oturdum çikolata falan attım ağzıma ama resmen kafam düşüyor yere uyuyacağım yine.. 
Kendime sürekli Yasin'e ulaşmam lazım diye telkinlerde buluna buluna yapıştım mutfak tezgahına ayağa kalktım.. Bi şeylerden destek alarak yürüyebiliyorum ama çok garipti.. Merdivenin korkuluklarına tutunup kendimi çeke çeke yukarı ulaşabildim..

Yasin yardım et deyip üstüne bıraktım kendimi sonunda.. Aşkım nollduuu ! diye bi telaşla uyandı sadece ateşim var uyandır beni bu sefer çok kötü diyebildim bi çırpıda.. Daha önce de ateşlendiğim zamanlarda böyle olduğumu bildiği için hemen anladı kaldırdı beni.. Yüzümü gözümü ovalıyo.. Ama hala rüyada gibiyim.. Çocukları al çok kabus görüyorum dedim.. Beni yatağıma taşıdı çocukları yataklarına götürdü..

En son ben burdayım korkma dediğini hatırlıyorum yine uçmuşum.. Gözümü açtım Yasin başımda yine aşkım babam arıyo dedi.. Bana göz açıp kapayıncaya kadar zaman geçti gibi gelse de saat öğleden sonra 1 olmuş..
Babamdan "Temmuz'un ortasında hasta oluyosun kendine bakmıyosun kuş kadar kaldın" konulu bir fırça yedikten sonra kendime geldim :) Babama göre hep zayıfım malum.. Hamileyken 74 kilo olmuşum hala diyo ki çok zayıf bu çocuğu da besleyemiyo kesin.. Yuh artık baba ya dedim :)

Şu an hala o neydi öyle yaa noldu gece bana diye düşünüyor ve karşımda mandallardan yapılmış abuk sabuk oyuncaklara bakıyorum.. 

Anne ? Burda olabilir misin ? 

Ama oyuncak bebek falan olarak gelseydin bari yaa mandal ne afsjdsdflkdflb ? :)

Görüşmek üzere efendim.. Ben şu mandalları gözümün önünden kaldırmaya gidiyorum :)


21 Haziran 2016 Salı

" Sana komik bi şey diyim mi? :) "

Gün geçmiyor ki iyilik yapmaya çalışıp Yasin'in bana gülmesine sebep olmayayım :)

Bugün doktor randevum vardı.. Bazı sonuçlarımı doktoruma gösterecektim.. Neyse sonuçları gösterdim çıkınca dedik ki çocuklara hastanenin cafesinde bi şeyler yedirelim.. 

Ben dün gece hiç uyumadım uyku tutmadı.. Bir berjer koltuk olayımız vardı gece yarısı, okuyup gülmek isterseniz buraya ( Tık tık ) :) 
Yorumlarda espri yaptım çöpü düşünmekten uyuyamıyorum diye :) Sonra baktım hakkaten uyuyamıyorum.. Öyle durumlarda hiç zorlamıyorum kendimi kalkıyorum ayakta duramaz olana kadar iş yapıyorum.. Malum bizim ev canlı bir organizma.. Her dakika boyumca birikmiş yapılacak iş oluyor neyse ki.. Hiç eksiklik çekmiyorum bu konuda.. Bugün de maşallahım varmış bi 24 saati devirdim ayakta..

İşte dedik çocukları dışarda yedirelim de ben eve gidince uğraşmayayım vurup kafayı yatarım bir kaç saat..
Çocuklar yemeklerini yediler tam kalkıyoruz bizimkiler ilerledi en son ben kalktım masadan, az önce karşımdaki boş sandalyeye oturan kadın dönüp bana dedi ki ; 
- Lütfen masayı bana tutabilir misiniz ? Bi şuraya gidip geleceğim hemen.

Başka da boş masa yok.. 

- Tam kalkıyorduk bizde, falan diye geveledim ama kadın ısrarcı oldu :
- Lütfen.. Hemen geleceğim..

Tamam dedim ben de nolcak..

Yasin döndü bana noldu gelmiyosun der gibi baktı.. Otur Yasin dedim 2 dakika kadın rica etti masayı tutmamı gelecekmiş hemen.. 

İyi tamam dedi o da oturduk.. Yalnız kargoya yetişmem lazım benim bi de acelem var aslında.. Modarana'da bayram indirimi kampanyası var bu arada onu da araya sıkıştırayım :) Facebook için buraya ve ınstagram için buraya tık modelleri görmek için.. Instagram hesabım çalınmıştı yeniden sıfırdan başladım..

Bi de nasıl fenayım uykusuzluktan eve gitmeye can atıyorum ayakta uyuycam.. Neyse biz çekirdek aile her zaman ki gibi kendi curcunamıza döndük.. Rana acır cubur istiyo ciyaklıyo Emin o zaman ben de isterim diyo.. Ben hayır olmaz ben size kurabiye yaptım yok acur cubur falan almıycaz diyorum.. Yasin evet sağlıklı değil mis gibi kurabiye var falan "bana da bırakın hepsini yemeyin" "ay ben yaparım gene yaa ne demek" falan konuşurken konuşurken baya bi zaman geçti bana bi ayma geldi bi anda :))

Kafamı bi çevirdim.. 
- Yasin ?
-Efendim ?
- Sana komik bi şey diyim mi?
-Noldu ?

- Kadın dışarda başka masaya oturmuş çay içiyo afsjdjdljfld :))

Yasin'de döndü şok !

- o ne be ? :))

Valla kadın oturmuş huşuu içinde çay içiyo hiç bakmıyo bile bizim tarafa.. E gidelim bari dedik ay  hahaha şimdi bile gülüyorum halimize kendi kendime bilgisayar başında :))  

Ördek ailesi gibi peş peşe Yasin önde biz arkada, arkamıza baka baka çıktık cafeden.. Araba öyle bi yerde ki arabaya doğru giderken, kadını gözden hiç kaybetmiyoruz hatta yanından geçiyoruz biz hala kadına bakıyoruz kadın hiç oralı değil aaayy dağıldım :))

Arabaya bi bindik püskürttük artık kahkahayı :)

Yasin dedi aşkım sen iyilik yapma :) Bak sen bana söyle iyilik yapasın geldiğinde ben yaparım senin yerine :))

Geçen de bi amcadan fırça yiyip, selpak almaya kalktığım teyze tarafından çarpılmıştım ya hani yazısı burada ( tık tık )

Bu da böyle bi vukuatım oldu :))

Hoşçakalın <3

16 Haziran 2016 Perşembe

ÇAY / KAHVE SUNUMLARIM 4 ve KOLAY KURABİYE TARİFİ :)

Şu çay/kahvesizlik olmasa sürekli oruç tutabilirim sanırım :) 

Ramazan ayında beni en çok zorlayan çay içememek oluyor.. Çay tutkunu olmak öyle bir şey ki bunu sadece çaysız yapamayanlar anlar.. Resmen hayata buğulu bakıyorum içmediğim zaman.. Kahvesiz de yapamam ama çayın tadı başka :)
Çayla kavuşunca gözümün önündeki perde kalkıyor.. 

Ve gün içinde en keyifli anlarım çay kahve içerken kendime ayırdığım küçük zaman dilimleri :)

Çayınızı, kahvenizi aldıysanız, ki ben aldım :) sunumlara başlayalım..


Bu fotoğrafı sokaklarda geçirdiğimiz güzel gün ve fırça yediğimiz amcalarla hatırlıyorum haha :) Hikayesini buradan okuyabilirsiniz : Tık tık 

Çatal / Kaşık : Pink More

Tabak : Annemin çeyizinden kalma

Bu keki de çok seviyor ve sık sık yapıyorum.. Tarif vermemişim blogda ilginç.. Bir ara yazayım.. 


***
9 yıl görüşmediğim arkadaşım vardı hani :) 

Yıllar sonra buluşmamız sonrasında bize/eve ilk gelişiydi.. Kurabiye yapmıştım kahvelerimizin yanına.. 

Tarifini burada bulabilirsiniz : Tık tık 

Masa / Bank Takımı : İkea


***
Sevgili eşimle film keyiflerimizden biri.. 

Aynada kolu çıkmış çekilsene dedim çekerken : sönön gözlöğönö sölöyöz bördö ! diye çemkirdi bana :)

Nostalji oldu bu kare bana :) 
Burası şimdi çocuk odası oldu ben yukarıya taşındım malum.. Ne yoruldum amaaa.. Bazen bu değişiklik sever bünye beni çok yoriii

Tv Ünitesi / Tabure : İkea 

Dantel Örtü / Ayna : English Home


***

Yine arkadaşımla hasret giderdiğimiz kahve keyiflerimizden biri.. Bu bize 376574539549. gelişi falan :) 
Birbirimize tekrar kavuşalı 2 ay kadar ancak oldu ama milyon kere görüştük.. Maşallah deyin.. :) Arayı kapatmak lazım tabii boşa geçmiş yıllarımız var ayrı ayrı.. 


***

Yine yukarda bahsettiğim kekten yapmıştım :) Çayımda var ama unutmuşum fotoğraflamayı zira ben burada size güzel panomu göstereceğim..

Modarana'dan da müşterim sevgili Seda bana bu güzel panoyu işlemiş.. Instagramdan fotoğraf gönderdi önce bayıldım sürprizine.. Buraya da ne kadar uymuş değil mi ?  Hiç başka yer aramadan direk buraya astım.. İlk kez gördüm arkasına özel bir malzeme koymuş çift taraflı bantla kolayca tutturabildim.. 

Siparişte alıyor yayınlamam için göndermedi bana ama içimden geldi.. Beğendiyseniz başka çok güzel işleri de var.. Seda'ya buradan ulaşabilirsiniz : Tık tık 


Hoşçakalın :)

Takip edebileceğiniz diğer sosyal medya hesaplarım :

İletişim : catikatiilkay@gmail.com

Mause

Mause

Amung

linkwithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

STAT COUNTER IP PROGRAMI

Alexa

pint it